Bıyıklı Prenses Qajar’ın Gerçek Hikayesi Görünenden Çok Ötedir

Bıyıklı Prenses Qajar'ın Gerçek Hikayesi Görünenden Çok Ötedir

Bıyıklı Prenses Qajar’ın Gerçek Hikayesi Görünenden Çok Ötedir

Bir resim bin kelimeye bedeldir derler. Ancak internet çağında, konunun gerçeğine ulaşmak için bazen bundan biraz daha fazlası gerekir. Son birkaç yılda “Prenses Qajar”ın görüntüleri viral hale gelse de, bu bıyıklı prensesin gerçek hikayesi karmaşıktır.

Sosyal medya gönderileri, prensesin zamanına göre İran’da güzelliğin nihai sembolü olduğunu iddia etti. Hatta bazı gönderiler, kendilerini reddettiği için “13 adam aşkı uğruna intihar etti” diyecek kadar ileri gitti. Bu paylaşımlar yüz binlerce beğeni aldı. Ancak bu gibi iddialar gerçeği yansıtmıyor ve tüm hikayeyi anlatmıyor.

İşte, “Prenses Qajar”ın viral görüntülerinin arkasındaki gerçek hikaye:




Bu paylaşımların ardındaki gerçek, göründüğünden daha karmaşıktır. Görüntüler aslında bir değil iki farklı Pers prensesini içeriyor ve “Qajar Prensesi” hiç var olmamışken, her iki kadın da 1789’dan 1925’e kadar hüküm süren Pers Qajar hanedanlığı döneminde yaşayan prenseslerdi.

Linköping Üniversitesi Ph.Dr. Victoria Van Orden Martínez, bu viral gönderide bir dizi gerçeğin nasıl yanlış olduğunu açıklıyor. Fotoğraflarda tek bir kadın değil, iki üvey kız kardeş var. Martínez, gönderilerin 1855 doğumlu Prenses Fatemeh Khanum “Esmat al-Dowleh” ve 1884 doğumlu Prenses Zahra Khanum “Taj al-Saltaneh”i tasvir ettiğini açıklıyor.

Her ikisi de 19. yüzyıl prensesleriydi, Naser al-Din Shah Qajar’ın kızlarıydı. Şah, erken yaşta fotoğrafçılığa yoğun ilgi duymuştu, hareminin ve kedisi Babri Khan’ın fotoğraflarını çekmekten zevk alıyordu. Bu yüzden de bu kız kardeşlerin bu kadar çok fotoğrafı var.


Zahra Khanum Taj Al Saltaneh
1890 dolaylarında Zahra Hanım “Taj al-Saltaneh”

Bununla birlikte, ikisi de çok genç yaşta evlendiler ve muhtemelen evlendikten sonra akrabaları olmayan erkeklerle hiç tanışmadılar. Bu nedenle, 13 talipliyi cezbetmeleri veya geri çevirmeleri pek olası değildir. Her halükarda, her iki kadın da viral gönderilerin iddia ettiğinden çok daha zengin ve heyecan verici hayatlar yaşadı.

Naser al-Din Shah Qajar’ın ikinci kızı Esmat al-Dowle, 11 yaşındayken evlendi. Hayatı boyunca Fransız bir öğretmenden piyano dersleri aldı ve nakış öğrendi ve babası Şah’ı görmeye gelen Avrupalı ​​diplomatların eşlerini ağırladı.

Esmat Al Dowleh
Esmat al-Dowle, annesi ve kızıyla birlikte.

Küçük üvey kız kardeşi Tac al-Saltaneh, babasının 12. kızıydı. Kargaşanın içinde kaybolabilirdi ama Tac al-Saltaneh feminist, milliyetçi ve yetenekli bir yazar olarak kendisine bir isim yaptı.

10 yaşındayken evlenen Tac al-Saltaneh, iki kocasını boşadı ve anılarını taçlandıran Acı:Haremden Moderniteye Bir Pers Prensesinin Anıları’nı kaleme aldı.

“Malesef! Fars kadınları insanlardan uzaklaştırıldı ve sığırlar ve hayvanlarla bir tutuldu. Bu kadınlar acı ideallerin ağırlığı altında ezilmiş, hapishanede tüm hayatlarını çaresizlik içinde yaşıyorlar.” diye yazdı.

The Woman Behind the Secret Underground Movement | by Hossein Raspberry | History of Yesterday

Bir başka yazısında: “Cinsiyetimin(kadınların) özgürleştiğini ve ülkemin ilerleme yolunda olduğunu gördüğüm gün, özgürlük savaşında kendimi feda edeceğim ve özgürlüğümün ayakları altında kanımı özgürce akıtacağım.” diye belirtti.

Her iki kadın da olağanüstü hayatlar yaşadı, sosyal medyadaki herhangi basit bir gönderiden çok daha büyük bir yaşam sürdüler. Bununla birlikte, Prenses Qajar hakkındaki viral gönderiler, 19. yüzyılda İranlı kadınlar ve güzellik hakkında bir şeyi doğruluyor.

Aslında, 19. yüzyıl İran’ında kadınlarda bıyık güzel kabul ediliyordu. Harvard Tarihçisi Afsaneh Najmabadi, Bıyıklı Kadınlar ve Sakalsız Erkekler: İran Modernitesinin Cinsiyet ve Cinsel Kaygıları adlı bir kitap yazdı.

Bıyıklı Prenses Qajar'ın Gerçek Hikayesi Görünenden Çok Ötedir

Najmabadi kitabında 19. yüzyıl İran’ında kadın ve erkeklerin belirli güzellik standartlarına nasıl atfedildiğini anlatıyor. Kadınlar, kalın kaşlarını ve dudaklarının üzerindeki tüylerini o kadar önemserlerdi ki, bazen onları rimel ile boyarlardı.

Aynı şekilde “hassas” özelliklere sahip sakalsız erkekler de oldukça çekici kabul ediliyordu. Amrad, sakalsız genç erkekler ve nawkhatt, ilk sakalları çıkan ergenler, Perslerin güzel olarak gördüklerini somutlaştırdılar.

Najmabadi, bu güzellik standartlarının Perslerin Avrupa’ya giderek daha fazla seyahat etmeye başlamasıyla değişmeye başladığını açıkladı. Ardından Avrupa güzellik standartlarına uymaya ve kendi güzelliklerini geride bırakmaya başladılar.

Bu nedenle, “Prenses Qajar” hakkındaki viral gönderiler tam olarak yanlış değil. İran’daki güzellik standartları bugünden farklıydı ve bu yazılarda tasvir edilen kadınlar onları somutlaştırdı. Ancak Prenses Qajar ve 13 talibi yoktu. Prenses Fatemeh Khanum “Esmat al-Dowleh” ve Prenses Zahra Khanum “Taj al-Saltaneh” vardı. 

Gerçekten de, bu iki kadın zamanlarının güzellik standartlarını somutlaştırmış olsalar da, görünüşlerinden çok, çok daha fazlasıydılar. Esmat al-Dowle, önemli misafirlerini ağırlayan bir Şah’ın gururlu kızıydı; Taj al-Saltaneh, feminizm ve Fars toplumu hakkında söyleyecek güçlü şeyleri olan, zamanının ötesinde bir kadındı.

“Qajar Prensesi” gibi viral gönderiler eğlenceli olabilir ve kolayca paylaşılabilirler; ama burada göründüğünden çok daha fazlası var. Ve sosyal medyada hızlıca gezinmek kolay olsa da, bazen tüm hikayeyinin aslını aramak için harcanan zamana değer.

Derleyen: Feyza ÇETİNKOL

ABD’ye İngilizce Bilmeden Cebimde 300 Dolarla Geldim. Bugün NASA’yı Mars’a Götürüyorum

/Bıyıklı Prenses Qajar’ın Gerçek Hikayesi Görünenden Çok Ötedir/Bıyıklı Prenses Qajar’ın Gerçek Hikayesi Görünenden Çok Ötedir


Bir yanıt yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Çok Okunan Yazılar