Araştırmacılar Nörogörüntüleme Teknikleri ile Madde Bağımlılığını Tedavi Etmeyi Amaçlıyor

Alkol, kokain, ya da nikotin bağımlısı olan hastalara, madde ile ilgili uyuşturucu ipuçları yada imgeler gösterildiğinde medial prefrontal korteks (mPFC) olarak bilinen beyinlerinin  bir alanı artan bir hareketlilik gösterir. Translasyonel Psikiyatride yayımlanan bir makalede Güney Carolina Tıp Üniversitesi’nde (MUSC) araştırmacılar raporlarınıı hazırladılar.“Hangi beyin alanı bu zamanlarda daha meşguldür?” sorusunu soruldu. 

Bu soruyu cevaplamak için, Hanlon ve ekibi uyuşturucu işaretlerine yanıt olarak artan beyin aktivitesi veya “sıcak noktalar” alanlarını görüntüledi. Madde kullanıcılarını üç kategoriye ayırdılar: kronik kokain kullanıcıları, ağır alkol kullanıcıları ve sigara içenler. Fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) kullanarak beyin aktivitesini görüntülediler.

FMRI seansları sırasında, katılımcılara eşleştirilmiş nötr görüntülerle birlikte kokain, alkol veya sigara ile ilgili işaretlerin görüntüleri gösterildi. Örneğin, eşleştirilmiş nötr görüntüsü kalem tutan bir kişi iken, bu görüntü sigara içenler için sigara tutan bir kişinin imgesi oldu.

İlaç ipuçlarına veya reaksiyon reaktivitesine karşı fizyolojik reaksiyon, madde kullanım bozukluğunun göstergesidir. Madde kullanımının her üç grubundaki (kokain, nikotin ve alkol) katılımcılar, ipuçları sunulduğunda mPFC’de “sıcak noktalar” sergilediler.

Hanlon ve ekibi, bağımlılığı daha iyi anlamak için nörogörüntüleme teknikleri kullanarak nöronal devreleri haritalamaya adanmıştır.

Spesifik olarak, transkranial manyetik stimulasyon (TMS) tedavisi ile hedeflenebilen bir beyin bölgesi bulmayı amaçlamaktadırlar.

TMS, sinir ağlarını modüle etmek için kullanılan yayılmacı olmayan bir işlemdir. Elektriksel aktiviteyi uyarmak veya zayıflatmak için beynin belirli bir bölgesine manyetik alan uygulamak suretiyle çalışır.Çalışma tarafından belirlenen ‘sıcak noktaların’ çoğu beş santimetre veya daha az bir derinlikte konumlandırıldığı için, onlara madde kullanım bozukluğunda TMS kullanmanın fizibilitesini gösteren TMS terapisi sayesinde ulaşılabilir.

TMS’nin birkaç yan etkisi vardır ve şu anda depresyon tedavisinde kullanılmaktadır. En sık görülen yan etkiler, işlem sonrası ortaya çıkabilecek baş ağrılarıdır. Bazı kişiler nöbet geçirme durumuna duyarlı olabildiği için bu kişilere TMS tedavisinden kaçınmaları tavsiye edilir. MPFC, beynin ön lobundadır. Fonksiyonları hafıza alma ve karar verme sürecini içerir, fakat aynı zamanda limbik ödül devresinde veya bağımlılık yapan ilaçlar tarafından harekete geçirilen zevk arayan yolda da rol oynar. Hanlon’un nörogörüntüleme çalışması, uyarılabilirliği azaltmak için düşük frekanslı TMS ile mPFC’yi hedef alan klinik çalışmalara yol açmıştır.

Hanlon : “Klinik çalışmalara geçtikçe, bu bulgular mPFC’yi modüle ederek, her bir hastalık için tekerleği yeniden icat etmek yerine, maddeye bağımlı popülasyonların çoğuna yardımcı olabileceğimizi gösteriyor.”
Kokain veya alkol kullanımı için tedavi arayan hastalarda 2. aşama klinik çalışmalar MUSC ve Ralph H. Johnson VA Tıp Merkezi’nde devam etmektedir. Hastalar çalışmanın ilk haftasında fMRI taramalarından geçer ve 10 gün TMS veya sham terapisi almak üzere rastgele seçilirler. Hastalar bir iki aylık son tedavi taramalarını takiben tedavinin sonunda yeniden taranırlar.

İstenilen sonuç, TMS terapisi alan hastaların, takip taramalarında azalmış işaret-reaktivite göstermeleri ve tedaviden sonra artan sobriyens süresi göstermeleridir.

Hanlon ayrıca, MUSC’de nikotin bağımlılığı için TMS tedavisini kullanmaya odaklanmış başka bir klinik çalışmayla da ilgilenmektedir. QuitFast olarak adlandırılan bu deneme, katılımcıların, bırakma şanslarını artırma ümidiyle, sigarayı bırakmalarının ilk haftasında onları desteklemek için günde birkaç seans TMS seansı sağlar. MUSC’deki diğer çalışmalar, kronik ağrı ve opiat kullanımı için TMS kullanımını değerlendirmektedir.

Hanlon, “Sahada olmak gerçekten heyecan verici bir zaman”der. “İlaç kullanımında spesifik nöral devreleri göstermiş olan onlarca yıl öncü araştırmalarımız var ve çeşitli farmakolojik ajanlar geliştiren çok sayıda klinik araştırmamız var, ancak hiçbir nöral devre-temelli müdahaleye sahip değiliz. TMS’in devreye girdiği yer burası. Klinik öncesi çalışmalar ile hastalarımıza yardımcı olmak arasındaki çeviri boşluğunu doldurmayı umuyoruz. ”

Kaynak:https://www.bizsiziz.com/neuroimaging-study-reveals-hot-spot-for-cue-reactivity-in-substance-dependent-population/

https: //www.nature.com/articles/s41398-018-0220-9   

Çeviri: Yasemin Barık

Bir yanıt yazın

Bu site istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanır. Yorum verilerinizin nasıl işlendiğini öğrenin.

Çok Okunan Yazılar