Yıldızlar Dünya’mızı Nasıl Etkiler?

Yoğun ve büyük yıldızların oluştuğu bölgelerde doğan gezegen sistemleri, yapı bloklarının büyümesinden önce önemli miktarda katılaşmış Al-26’yı depolar (solda). Düşük kütleli yıldızların oluştuğu bölgelerde meydana gelen gezegenler ise su bakımından zengin birçok cismi toplar ve okyanus dünyaları olarak ortaya çıkar (sağda).

Dünya’nın katı yüzeyi ve ılıman iklimi, gezegen oluşumunun yeni bilgisayar simülasyonlarına göre, kısmen büyük bir yıldız olan Güneş’in doğum ortamıyla alakalı olabilir.

Yıldızın yer aldığı erken güneş sistemine radyoaktif elementler enjekte edilmemiş olsaydı ana gezegenimiz küresel buz tabakalarıyla kaplı düşman bir okyanus dünyası olabilirdi.

İsviçre’deki National Centre of Competence’dan Tim Lichtenberg şunları söylüyor: “Simülasyonlarımızın sonuçları, niteliksel olarak iki farklı gezegensel sistem türü olduğunu göstermektedir. Güneş sistemimize benzer olanlarda az su bulunan gezegenler yer alır ve ana sistemleri kurulduğunda etraflarında büyük bir yıldız bulunmadığı için öncelikle okyanus dünyası ortaya çıkardı.”

Michigan Üniversitesi’nden gökbilimci Michael Meyer de dahil olmak üzere Lichtenberg ve arkadaşları, ilk başta devasa bir yıldızın ve gezegenin oluşumunda oynadığı potansiyel varlığının rolüyle ilgilendi.

Meyer, simülasyonların bazı soruları çözmeye yardımcı olduğunu diğer soruları da ortaya çıkardığını söyledi.

Meyer: “Radyoaktif elementlerin su barındıran bir sistemi daha kuru hale getirmeye yardımcı olabileceğini bilmek ve aynı sistemdeki gezegenlerin neden benzer özellikleri paylaşacağı konusunda bir açıklama yapmak harika.” dedi.

“Ancak radyoaktif ısınma yeterli olmayabilir. Gerçekten de su barındıran Dünyamızı, modellerimizde oluşturulan gezegenlere kıyasla nasıl açıklayabiliriz? Belki de Jüpiter’in buzlu cisimlere sahip olması, iç güneş sisteminden uzak olmasına da bağlıdır.”

Araştırmacılar, suyun Dünya yüzeyinin üçte ikisinden fazlasını kaplarken astronomik açıdan güneş sistemimizin iç karasal gezegenlerinin çok kuru olduğunu söylüyor. Neyse ki gerçekten öyle. Çünkü iyi bir şeyin çok fazlası iyiden daha fazla zarar verebilir.

Tüm gezegenlerin çekirdeği, mantosu (iç tabakanın içinde) ve kabuğu vardır. Eğer kayalık bir gezegenin su içeriği Dünya’dan büyükse manto derindir, küresel bir okyanusa sahiptir ve okyanus tabanı aşılmaz bir buz tabakası ile kaplıdır. Bu, dünyadaki karbon döngüsü gibi iklimi dengeleyen ve bildiğimiz gibi hayata elverişli yüzey koşulları yaratan jeokimyasal süreçleri önler.

Araştırmacılar gezegenlerin, sözde gezegenler denilen yapı taşlarından gezegen oluşumunu simüle etmek için bilgisayar modelleri geliştirdi. Muhtemelen onlarca kilometrelik kayalık buzlu cisimlerden oluşuyor. Gezegensel bir sistemin doğumunda genç gezegenler, genç yıldızın etrafında bir toz ve gaz diski oluşturur ve gezegen embriyolarına dönüşür.

 

Radyoaktif Isı Motoru

Bu gezegenler, içerden ısıtıldıklarında başlangıçtaki su buzu içeriğinin bir kısmı buharlaşır ve gezegen tarafından hapsedilmeden önce uzaya kaçar.

Bu iç ısıtma, meteorlardaki ilkel izlerin öne sürdüğü gibi, 4,6 milyar yıl önce güneş sistemimizin doğumundan kısa bir süre sonra olmuş olabilir ve hala birçok yerde devam etmektedir.

İlk güneş oluştuğunda kozmik bölgede bir süpernova meydana geldi. Al-26 da dahil olmak üzere radyoaktif elementler, bu ölen büyük yıldızla kaynaşmış ve genç güneş sistemimize aşırı yıldız rüzgarlarından veya patlamadan sonra süpernova ejektası yoluyla enjekte edilmiştir.

Araştırmacılar, bu çalışmadaki kantitatif tahminlerin gezegen oluşumlarındaki potansiyel izleri, farklılıkları izlemeye ve gezegen bileşimlerindeki potansiyel izleri, farklılıkları izlemelerine ve Al-26 dehidrasyon mekanizmasının öngörülen etkilerini düzeltmelerine yardımcı olacak yakın gelecekteki uzay teleskoplarına yardımcı olacağını söylüyor.

Güneş sistemimizin dışındaki, Dünya çapındaki dış gezegenlerin gözlemlenebileceği uzay görevlerinin başlatılması sabırsızlıkla bekleniyor. Bunlar gezegenimizin bir tipi olup olmadığını ya da bizim evrenimizle aynı türden bir sonsuzluk evreni olup olmadığını anlamamızı sağlayacak.

Çalışma, Nature Astronomy’de yayımlandı. Diğer araştırmacılar, İsviçre Federal Teknoloji Enstitüsü, Bayreuth Üniversitesi ve Bern Üniversitesi’nde yer almaktadırlar.

 

Kaynak: http://www.bizsiziz.com/do-you-like-earths-solid-surface-and-life-inclined-climate-thank-your-lucky-massive-star/

https://phys.org/news/2019-02-earth-solid-surface-life-inclined-climate.html?fbclid=IwAR1GQm9HCb3ccLSiQRKL_7hw8mWU8jg_u4qmgKr5ah5lPJwiN3GlbBGLI_U

Çeviri: Bünyamin TAN

62 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
25 + 6 =


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.