Yara İzleri Tarihe Karışıyor

Yara izleri tarihe karışıyor

İnsan vücudu pek çok etkileyici şey yapabilse de vücudumuzda oluşan yaraları tamamen ortadan kaldırma yeteneğine sahip değil. Yüzeysel yaralar genellikle tamamen iyileşirken, daha derin yaralar daima iz bırakıyor ve bu izler istenmeyen bir görüntünün oluşmasına sebep olabiliyor.

Pennsylvania Üniversitesi Parelman Tıp Okulu araştırmacıları, daha önce imkansız olduğu düşünülen bir yöntemle yara izlerinden sonsuza dek kurtulmanın bir yolunu buldu. Bu yöntem sayesinde yara oluşan yüzeylerde yağ hücreleri, derinin yeniden oluşturulması amacıyla kullanılıyor.

Küçük kesiklerde yeniden oluşabilen deri yüzeyine adiposit (yağ hücresi) adı veriliyor. Bu deri yağ hücreleri ile dolu olduğu için yeni oluşturulan bölüm, vücudun geri kalanıyla kolaylıkla uyum sağlayabiliyor. Yara dokusu ise miyofibroblast adı verilen hücrelerden oluşuyor. Bu hücrelerde yağ yada saç folikülü bulunmadığı için, derinin geri kalanına göre oldukça farklı bir görüntü oluşuyor.

Mümkün olmadığı düşünülüyordu

Araştırmayı yürüten Prof. Dr. Maksim Plikus “Bulgular bize, yara oluştuğu anda müdahale ederek yara dokusu yerine deri oluşmasını sağlayabileceğimiz bir zaman aralığı bulunduğunu gösteriyor.” diyor. Üniversitenin Dermatoloji Bölümü Başkanı George Cotsarelis “İşin sırrı saç foliküllerini yeniden oluşturmakta; daha sonra bu foliküllerden gelen sinyallerle, yağ dokusu yeniden oluşuyor.” diyor.

Bilimcilerin yapması gereken şey bu sinyallerin nereden geldiğini tespit etmekti. En sonunda, miyofibroblastların yağa dönüşmesi talimatını vereni kemik morfogenetik proteinini keşfettiler. Corsarelis “Genellikle miyofibroblastların başka hücrelere dönüşme yeteneği bulunmadığı sanılırdı. Ancak bizim çalışmamız, bu hücreleri etkileyebildiğimizi ve etkili bir şekilde adipositlere dönüştürebildiğimizi gösteriyor.” diye konuştu.

Henüz deneme aşamasında

Bu oldukça etkileyici bir buluş olsa da çalışmanın henüz deneme aşamasında olduğunun altını çizmek gerek. Laboratuvarda fareler ve insan derisi örnekleri üzerinde yapılan deneylerde başarıya ulaşıldı. Ancak aynı işlemin canlı bir insan derisi üzerinde ne gibi etkileri olacağı henüz bilinmiyor. Başarılı olunması durumunda gelecekte yara izlerinden sonsuza dek kurtulmamız mümkün olabilir.

Yaralanmalar durumunda yapılacak uygulamalar dışında adiposit kaybı aynı zamanda HIV tedavisinin bir yan etkisi olarak da biliniyor. Yaşlanma ile birlikte gelen doğal adiposit kaybı da deride kalıcı kırışıklıklar oluşmasına sebep oluyor. Bu çalışma ile birlikte gelecekte bu kozmetik sorunlar ortadan kaldırılabilir.
Kaynak:dunyahalleri

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir