Yalan Söyleme Hastalığı “Mitomani”

Çok sık yalan söyler misiniz?

Hayvanların doğada çeşitli şekillerde kendilerini savunduğunu ve savunmak için çeşitli içgüdüler geliştirdiklerini biliyoruz.  Örneğin Bukalemun düşmanlarından korunmak için ortamın rengine bürünür ya da yılan kendini dış tehditlerden korunmak için zehrini kullanır. Peki insanların kendini savunma mekanizmaları yok mu?  Her insanin kendini çevresel veya içsel tehditlerden korumak için geliştirdiği savunma mekanizmaları mevcuttur. Yalan söylemek de kendimizi savunma mekanizmalarımızdan biri olabilir mi?

Tıp dünyasında kişinin yalan söylemesi ve bu yalanlara kendisinin de inanmasına Mitomani adı veriliyor. Mitomani kısaca yalan söyleme hastalığıdır. Neden yalan söyleriz yada neden yalan söylemeye ihtiyaç duyarız? Dünya üzerindeki tüm canlılar kendilerini koruma içgüdüsüyle dünyaya gelir. Bu içgüdülere fiziki donanımları da eşlik eder. Bir kirpinin dikenli yapısı onu dış saldırılardan korumak için tasarlanmıştır. Develer dayanıklı yapıları sayesinde en sıcak çöl şartlarında dahi günlerce seyahat edebilirler. Sibirya kurtları kürklü yapıları sayesinde en soğuk kış şartlarında bile ölmeden yaşabilirler. Peki ya insanoğlu…

İnsanları diğer canlı türlerinden ayıran en büyük özellik konuşma özelliğidir. İnsanlar düşünebilen, düşündüklerini kelimeler aracılığı ile karşı tarafa aktarabilen sosyal varlıklardır. Dil sayesinde ihtiyaçlarını, kendilerini, duygularını, tecrübelerini aktarırlar. Dili kullanırken tabii ki de dile ait savunma mekanizmalarını da kullanmayı öğrenirler. Bunlardan biri yalan söylemektir.

Yalan söylemek ahlaki olarak olumsuz bir kavramı ifade etmektedir çoğu zaman. Çocukluktan itibaren yalan söylemenin kötü bir davranış olduğu hem sosyal olarak hem de ahlaki olarak insanlara anlatılmıştır. Hepimiz çocukken izlemişizdir, yalanın en büyük temsilcisi Pinokyo yalan söyledikçe burnu uzar ve yalan söylediğini itiraf ettikçe burnu eski haline döner. Hepimiz zaman zaman yalanlar söyleriz. Karşımızdakine ve kendimize zarar vermediği sürece bu yalanlarda sorun yoktur. Peki bu söylediğimiz yalanlara bir noktadan sonra kendimizde inanmaya başlarsak ne olur? İşte Mitomani bu noktada devreye giriyor.

Kişinin belli olaylar karşısında sürekli yalana başvurması ve bu dürtüsünü kontrol edememesi ve bu durumdan haz duyması psikolojik rahatsızlık olan Mitomani olarak adlandırılmaktadır. Mitomani hastası olan kişilere Mitoman denir.

İnsanlar neden mitomani hastalığına yakalanır?

Birçok psikolojik rahatsızlıkta olduğu gibi genetiksel ve çevresel faktörlerin etkisi vardır. Bunlar, kendini toplum içerisinde kabullendirme eğilimi, küçükken aile yada çevre tarafından uğranan baskı ve istismarlar, aşağılık kompleksi gibi nedenlerdir. Mitomani’ye neden olan  en büyük etmen sosyal ortamda kabul görme eğilimi olabilir. Örneğin eşinizle bir yemeğe davetli olduğunuzu düşünün. Yemekte sosyal statüsü sizden yüksek insanlar bulunuyor.  Kendiniz gibi mi davranırdınız yoksa ufakta olsa kendi hayatınızla ilgili yalanlara başvurup kendinizi onlara kabul mü ettirirdiniz?

Peki kendi hayatımızla ilgili söylediğimiz yalanlara inanmaya başlayıp buna göre yaşamaya devam edersek neler olur?

Mitomanlar sosyal ya da iş hayatlarında ilgi odağı olmak, kabul görmek için yalanlara başvurur. Bir yerden sonra yalanlar o kadar çok artar ki bir yalanı diğer bir yalanla doğrulamaya çalışır. Mitoman insanlar kendi yalanlarından oluşturdukları hayatları yaşamaya devam ederler. Kendilerime mitomati hastası oldukları söylense dahi bunu asla kabul etmezler ve tedavi olmayı reddederler.

Toplumların ortak Mitomanileri olabilir mi?

Ortak hedefler, ortak geçmiş, ortak değerler ve daha bunlar gibi birçok etmen toplumları oluşturur. Her toplum kendi geçmişini kahramanlaştırmak ister. Bir insanı değerlendirirken geçmişte neler yaptığına nerelerde yaşadığına, ne gibi girişimlerde bulunduğuna bakarız. O kişinin geçmişi kişi hakkında bize olumlu yada olumsuz bir profil bilgisi verir.  Tarihte bir toplumun özgeçmişidir. Size ait geçmişi sizden sonraki bireylere nasıl bırakmak isterdiniz? Nasıl hatırlanmak isterdiniz? Dünya üzerindeki diğer toplulukların atalarınızı nasıl bilmesini isterdiniz? Tarihimize inanıyoruz, peki ya yalanlara inanıyorsak? Bu da bir nevi mitomani değil midir? Tarih manipüle edilebilir. Bu yüzden bir toplumun tarihi eski toplumların farklı kaynaklarında farklı şekillerde anlatılıyor. Hangisine inanmalıyız? Bu inanç zorunluluğu bizi beraberinde bir yalana inanmak zorunda bırakabilir.

Toplum içerisinde ki Mitomani’nin yani yalanların, manipülasyonların  sadece tarih alanında olmadığı da apaçık ortadadır. Siyaset, hukuk sağlık daha birçok alanda yalanlara başvurulaktadır. Mitomani sadece kişisel bir rahatsızlık değildir. Merkezinde bireyin olduğu her türlü oluşum Mitomani riski barındırmaktadır.

Mitomani hastalığı, tedavisi olan psikolojik bir hastalıktır. Sağlıklı bireyler ve ileriye giden toplumlar için öncelik iyi düşünebilmek ve kendi gerçeklerini bulup onlara inanmaktır.

Yazan: Doğuş Mert Eren

 

138 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
3 + 30 =


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.