Voyager 2’nin 40 Yıllık Seyahatinde Yeni Bir Sayfaya Doğru

Geçtiğimiz 40 yıl boyunca güneş sisteminde gezinen Voyager 2’nin yakın zamanda sistemimizi terk edeceğine dair veriler gelmeye başladı.

Geçtiğimiz 40 yıl boyunca güneş sisteminde gezinen Voyager 2’nin yakın zamanda sistemimizi terk edeceğine dair veriler gelmeye başladı. Şu anda Dünya’dan 17,7 milyar km uzaklıkta bulunan uzay aracı, daha önce görülmeyen seviyelerde radyasyon sinyalleri göndermeye başladı. Bu sinyaller aracın Güneş’in koruyucu baloncuğundan ayrılmak üzere olduğu ve yakında yıldızlar arası boşluğa çıkacağı anlamına geliyor.

Voyager 1 ve 2 uzay araçları 1977’de Jüpiter, Satürn, Uranüs ve Neptün’ü incelemeleri için gönderilmiş ve o güne kadar bu gezegenlere ait en net fotoğrafları çekerek detaylı veriler kaydetmişlerdi. Bu görevlerinin ardından Güneş sisteminin dışına doğru hareketlerini sürdüren araçları takip eden astronomlar Güneş sisteminin sınırları hakkında da yeni veriler elde etti.

Güneş’in koruma kalkanının dışına çıkacak

Tıpkı Dünya’nın etrafındaki manyetik alanın Dünya’yı (ve bizi) ölümcül radyasyon dalgalarından koruması gibi, Güneş’in de kendi koruma kalkanı bulunuyor. Heliosfer adı verilen bu devasa baloncuk tüm güneş sistemini koruma altında tutuyor ve çoğunlukla Güneş’ten çıkan plazma ve Güneş rüzgarlarından oluşuyor. Bu baloncuğun ötesinde ise soğuk yıldızlar arası uzay yer alıyor. Bu bölge çoğunluklar hidrojen ve helyum gazlarından oluşuyor.

2012’de Voyager 1, baloncuğu terk eden ve yıldızlar arası uzaya giden ilk insan yapımı nesne olmuştu. Altı yol sonra Voyager 2 de aynı şeyi gerçekleştirerek ‘heliosheath’i (Güneş’in koruyucu kalkanının sınırı) geçecek. NASA uzay aracının üzerinde bulunan parçaların artık daha fazla kozmik ışın tespit ettiğini söyledi. Ağustos’un sonundan bu yanan Voyager 2 Komik Işın Altsistemi yüzde 5 daha fazla kozmik ışın tespit ediyor.

Voyager 1’in yolculuğundan daha farklı

Heliosfer birçok kozmik ışını engellediği için bu tarz bir artışın uzay aracı kalkanın dışına çıktıktan sonra görülmesi bekleniyordu. Benzer bir durum Voyager 1’de de görülmüştü. Araç yıldızlar arası uzaya resmi olarak girmeden üç ay önce benzer artışlar görülmeye başlamıştı. Ancak Voyager 1’in yolculuğu, ikinci araç kadar mükemmel değildi. Öncelikle Voyager 1 farklı yönlere doğru savrulmuştu. Heliosfer farklı bölgelerde farklı özellikler gösterebileceği için bu değişikliklerin yaşanması normal. Ayrıca aradaki 6 yıllık fark, Güneş’in 11 yıllık aktivite döngüsünün farklı noktalarına denk gelmelerine sebep oldu. Döngünün farklı noktalarında heliosfer tıpkı nefes alan bir organizma gibi içe ve dışa doğru hareket edebilir.

Voyager Projesi’nden Ed Stone “Voyager 2’nin çevresindeki ortamda bir değişim görüyoruz. Önümüzdeki aylarda çok daha fazla şey öğreneceğiz ancak hala heliopoza ne zaman ulaşacağını bilmiyoruz. Ama henüz orada olmadığımızı söyleyebilirim.” şeklinde konuştu.

Son tahminler Voyager 2’nin yıldızlar arası uzaya 2019 sonunda ya da 2020’nin başında gireceğini gösteriyor. Her iki uzay aracının da 2025’e kadar veri göndermeye devam edebilecek kadar enerjisi olduğu düşünülüyor.

Kaynak: https://www.dunyahalleri.com/voyager-2nin-40-yillik-seyahatinde-yeni-bir-sayfaya-dogru/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
24 + 29 =


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.