Uyanış: Parçası Olduğunun Farkında Mısın?

Uyanış:Parçası Olduğunun Farkında mısın?

Toplumlar, doğru diye kabul gören safsatalardan kendisini sıyırıp, ortak bir bilinci kucaklamaya yavaş yavaş başlıyor. Bilmiyorsan söyleyelim; hepimiz birçok yönden kandırıldık ve yeniden kandırılmamak için araştırma yapmak gibi bir sorumluluğumuz var. Ancak, böyle bir bilinçle hareket edersek gelecek kuşaklara yardım edebiliriz.

Güzel haber şu ki; insanlar artık bu aldatmacaların farkına vararak uyanıyor ve bu uyanış domino etkisi göstererek bütün dünyaya yayılıyor. Uzun zamandan beri devam eden bu küresel uyanışın önemli iki özelliği vardır.
Bu küresel uyanışa neden olan ilk önemli özellik; toplumsal değişimleri kabullenmek ve kolaylaştırmak için birbirimize kenetlenmemize ihtiyacımızın olması. İnsanlık bugün olduğumuz konuma gelebilmek için çok büyük uğraşlar ve gelişmeler gösterdi. Ancak, bu büyük uğraşlar ve zorluklar rahatımızı kaçıran küresel problemleri de beraberinde getirdi.
Küresel uyanışa neden olan ikinci önemli özellik ise; ortak bir bilince sahip olmanın gerçekliğimizin asıl parçası olduğunu bildiğimiz andaki ruhsal değişim. Bireyler, kültürler, gelenekler bile bunun farkında yüzyıllardır. Ancak, tarihimizde ilk kez bu ruhsal değişim dünyanın büyük bir çoğunluğu tarafından yaşanıyor.
Bilim;insanlığın dünyayı nasıl algılaması gerektiğiyle alakalı somut gerçekleri sunduğundan dolayı, biz tarafsız ve gelişmeye açık bir alan olarak bilimi görmeliyiz. Buna rağmen acı bir gerçek var: materyalism olarak adlandırılan gerçekliğin doğru olmayan felsefesi tarafından bilimin ele geçiriliyor olması. Bu yüzden, bilim aklın basamaklarına bu ruhsal gerçekliği getirme işini etik olarak yapamıyor.
Kuantum fiziği, psikoloji ve parapsikoloji alanları niçin post materyalist dönemdeki insan gerçekliğini kabullenmeye ihtiyacımız olduğunu açıklığa kavuşturdu. Bilim insanları ve hatta etrafında olup bitenlerden haberdar olmayan insanlar bile sadece bilim sayesinde değil hayat tecrübelerinden de bu gerçekliğe uyanıyor artık. Kısaca, doğru bir perspektifle, her gün içinde yaşadığımız gizemler dünyasını ve hayatlarımızda eş zamanlı meydana gelen anlaşılması zor olayları anlayabilmemiz için aklımızı, bilincimizi ve kalplerimizi uyandırabiliriz.
Ayna etkisi: Zaman
Bilinçli bir toplumu oluşturan algının ne olduğunun farkında mısın? Peki, insanlığın gelişmesi için gerekli olan ruhsal ve sistemsel bir köklü değişime kitleleri uyandıran bir araç mıdır o?
Sen farkında olmasan bile bir matrix ‘in içinde kaybolmuş olabilirsin. Bir kendine bak, gözden geçir ve kendi hayatında meydana gelen değişikleri içinde hisset. Onlar aslında senin dış dünyanda meydana gelen şeylerin bir yansımasıdır. İçinden geçtiğimiz dönem, insanları hayatlarını yeniden gözden geçirmek için gücü elinde bulundurduğu ana itiyor. Bu an hayatlarımıza fiziksel, akılsal, duygusal ve ruhsal sağlığı getirmekle beraber hayatın önemini algılamamızda yardımcı oluyor.
Öncelikle, sabırlı olmamız gerek, çünkü bu uyanış gerçekleşmesi zaman alan ruhsal bir süreçtir. Hepimiz bu sürecin parçası olduğumuzdan dolayı, senin ilk şu soruyu sorman gerek: “ben ne kadar uyanığım?”
• Yaşadığın dünya hakkındaki inançların matrix-medya tarafından şekilleniyor mu veya sen aklında ve duygularında medyanın etkisi olabileceğine inanıyor musun?
• Materyalist paradigmanınvarlığın sığ, dogmatik ve kesin olmayan tarafı olduğunun farkında mısın?
• Peki ya dünyamızın medyanın ve banka sektörünün başlıca kontrol mekanizması olan gölge bir düzenle yöneltildiğinin farkında mısın?
• Siyasal çerçevenin büyük paralar ve işler tarafından kontrol altına alındığının farkında mısın?
• Hayatlarımızın içine sürüklendiği parçalanmalar; askeri, endüstriyel, politik, medyasal ve parasal karmaşıklığın bir parçası mıdır?
• Yiyeceklerin, ilaçların, suyun ve havanın giderek daha kötü bir hal aldığının haberdar mısın?
• Sence, gazeteciler, doktorlar, siyasetçiler, akademisyenler ve hatta guruları da (Hindu ve Budist geleneklerinde kabul gören bilge öğretmenler) içeren uzmanların hak ettikleri değeri gördüklerini düşünüyor musun?
Bütün yukarıda belirttiğim sorular kendi uyanışını gerçekleştirmen için bir araçtır. Hayatın içindeki tüm kurulu düzen doğruyu gören insanlara karmaşık bir şehirde yaşadıkları hissettirir. Şahsen,hayatın farklı alanlarındaki sözde liderlerin “haha, kandın mı? Bütün bunlar küçük bir şakaydı ” der gibi bana hissettirmeleri ne kadar üzücü bir durumdur gerçekten.
Bütün bunlar hepimizin yaşadığı gerçeklikler olmasına rağmen, korkulacak bir şey yok, çünkü hala umut var. En başta, şu yaşadığımız dünyada onurlu bir şekilde insanlığın iyiliği için çalışan harika insanlar var.
Bu gerçekliğin ışığında, şu soruları bir gözden geçirelim:
• Birbirimize kenetlenmek için ve toplumumuzu refaha kavuşturabilmek için farklı çözüm yollarının olduğuna inanıyor musun?
• Bütün insanların ve bütün canlıların hak ettikleri değeri gördüklerini düşünüyor musun?
• Düşlediğin veya inandığın gerçekler üzere kurulu bir hayatın olduğunu düşünüyor musun?
• Farkındalık, duyarlılık ve yaratıcılık gibi hayatın gerçek değerlerini biliyor musun?
• Aşk, onur, doğruluk ve tarafsızlık gibi değerlerin öz benliğinde olduğuna inanıyor musun ve seni çevreleyen bu duygulara ne kadar önem veriyorsun?
• Kişisel duygularının ötesinde hareket etmeye ve daha ilerisini düşünmeye kendini zorluyor musun?
Umuyorum ki bütün bunlar anlaşılabilir ama anlamıyorsan hak veriyorum ki bir o kadar da karışık. İyiliği ve kötülüğü de içinde bulunduran bir dünyada yaşıyoruz, bu yüzden maalesef birçok insan kararlarını verirken doğeu düşünemiyor ve aklını kaybediyor. Eğer sende böyle bir durumdaysan, sana küçük bir tavsiye vereceğim: Bu dünya bir dilemma, bu yüzden onu kucakla, iyisiyle kötüsüyle bu dünyayı benimse ve bütün varlığımızı kuşatan birlik inancıyla onu birleştir.
Son düşünceler
Şimdilerde, çok karanlık büyük bir çemberin içinde olduğumuz doğrudur, çünkü günümüz gerçekliği ne yazık ki yalanlar, aldatmacalar ve sahtekarlıklarla dolu. Buna rağmen, zaman akıyor, her şey çok çabuk değişiyor, bu yüzden biz de değişmeliyiz.
Kalk ayağa, uyandır kendini, değişime ilk önce kendinden başla. Aklında meydana gelen değişimlerde kendini gerçek bir gözlemci olarak bil. Böylelikle, bu dünyanın zorluklarının, kötülüklerinin ve sosyal bozukluklarının üstesinden gelebiliriz. Kısaca, bu bizim sorumluluğumuz, sahip çık.
Kaynak:collectivelyconscious
Çeviren: Öznur Derya Değirmencioğlu

Bir Cevap Yazın