The Day After Tomorrow/ Yarından Sonra

Belki de Dünyanın Sonu Çok Yakındır

Küresel ısınmanın veya küresel iklim değişikliğinin etkilerini günümüzde, hatta şu günlerde görmekteyiz. Roland Emmerich imzalı 2004 yapımı Yarından Sonra (The Day After Tomorrow) filmi ise küresel iklim değişikliğinin gelecekte neden olabileceği felaketlere dikkat çekiyor.

Antarktika’da büyük bir buzulun kırıldığını keşfeden İklim bilimci Jack Hall’un başta Amerika Birleşik Devletleri olmak üzere diğer devletlere de yeni bir buzul çağının başlıyor olabileceğiyle alakalı ciddi uyarılar yapmasına şahit olduğumuz bu film, iklim biliminin ne kadar önemli bir dal olduğunu da gözler önüne seriyor. İzlemesi de zevkli olan Yarından Sonra filminde rol alan İklim Bilimci Jack Hall’a Dennis Quaid, oğlu Sam Hall’a Yaşam Şifresi filminden de hatırlayacağımız mükemmel oyuncu Jake Gyllenhaal, Sam’in sevdiği kadına da Emmy Rossum hayat veriyor.  1 saat 50 dakika süren, küresel iklim değişikliğinin yan etkilerini ve buna karşı öne sürülen politikaları gözler önüne koyan bu sürükleyici filmi izlemenizi tavsiye ederim.

Filmin başına dair küçük bir açıklama veya dipnot: Yarından Sonra filminin başında yer alan  sahnede Jack Hall ve kendisi gibi iklim bilimiyle uğraşan meslektaşları Antarktika’da bir araştırma yapıyor. Aklımıza takılan soru da şu: Ne araştırması?  Türkiye’nin önde gelen iklim bilimcilerinden, Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü Öğretim Üyesi İklim Bilimci Prof. Dr. Levent Kurnaz verdiği açık derslerden birinde bu konuyla alakalı şu cümlelere değiniyor: “… Yarından Sonra’yı seyrettiniz mi? O filmde buz kalıpları çıkartıyorlardı. Bilirsiniz, Antarktika Dünya’nın en soğuk yeridir. Aynı zamanda en kurak yeridir. Çok az yağış düşer Antarktika’ya. Bir senede düşen kar miktarı çok azdır ama bu kar erimez. Üstüne ertesi sene yağan kar, ertesi sene, ertesi sene… Gittikçe artıyor ve en dipte, yaklaşık 3 km derinde olan kar bundan yaklaşık 400.000 sene önce yağmış olan kar. O karı çıkarttığımız zaman, o karın içerisinde hava kabarcıkları var… O hava kabarcıklarını alıyoruz. Onun içerisindeki oksijene, karbondiokside vb. bakıyoruz. O bize havanın kaç derece olduğunu söylüyor. Yani esasında birebir ölçüm yapıyoruz o günün havasının ne olduğunu. Bu tahmin değil, başka bir şey değil. Bu tamamen ölçüm.”

Yazan: Öznur Derya Değirmencioğlu

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir