Passengers (2016)

Passengers (2016)

Aşkın bilim kurguyla birleştiği fantastik bir bilim kurgu filmi. Tarihin ilk uzay ülkesi Asgardia’ya gitmek isteyenlere duyurulur: Yönetmenliğini Morten Tyldum’un üstlendiği Passengers (Uzay yolcuları) tam size göre. IMDB puanı 7 olan film 2016 yılında fantastik film dalında sanat yönetmenleri birliği ödülüne layık görülmüş. Filmde, 5000 uzay yolcusuna yeni bir hayat sunacak olan veya sunması düşlenen Homestead2 adlı Dünya’ya benzer ve Dünya’dan tam 120 yıl uzaklıkta olan bir yer vaat ediliyor. Ancak, gemideki her şey hayal edildiği kadar yolunda gitmiyor ve beklenmedik bir şekilde bir ateş topuna çarpan gemi arızalanıyor. Bu arızalanma yakışıklı aktör Chris Pratt’in canlandırdığı makine mühendisi Jim Preston’ ın 90 yıl erkenden uyanmasına neden oluyor. Gemide 1 yıl boyunca yapayalnız bir şekilde yaşayan Tim Preston hayatını sonlandırmaya karar verdiği sırada güzeller güzeli Aurora (Jennifer Lawrence) görüyor ve –şaşırmadık- aşık oluyor. Bu süreçte verdiği karardan dönen Tim, Aurora’yı uyandırıp uyandırmamasına dair gelgitler yaşar. Tim ne yapmalıydı? Tim Aurora’yı uyandırmasıyla aslında bir cinayet işlemiyor mu? Gerçek aşk neyi gerektirirdi? İşte tüm bu sorular akıllarda bir sürü baloncuk oluşturmaya yetiyor.

Bazılarımız Tim’in Aurora’yı hibernation mode’ dan uyandırması konusunda bencillikle hareket ettiğini düşünebilir. Ancak, Uzay Yolcuları filminde seyirci kolaylıkla Tim’e karşı bir sempati ve empati oluşturuyor çünkü bir sene boyunca sadece barmen bir yapay zekayla konuşma imkanı bulan ve gemide bulunan eğlence araçlarını tek başına kullanmaktan sıkılan, içler acısı hale gelen Tim “paylaşmak güzeldir” ve “Yalnızlık sadece Allah’a mahsustur” sözlerini doğrulamaya yetiyor. Bu konuda uzayda yapayalnız ölmekten korkan Jim’ i bencillikle suçlamak biraz acımasızca oluyor. Öte yandan, Jim’i bencillikle suçlayanlar da “Aşk fedakarlık gerektirir, Aurora’yı uyandırmamalıydı. Hayallerini çalmamalıydı şu genç kızın” diyebilir.

Fantastik izleri, yıldızlar arası yolculuk yapan gemide ve Jim ve Aurora’nın özel kıyafetlerini giyip uzayda gezinti yaptıkları romantik sahnede görebiliyoruz. Kameranın 360 derece dönmesi ayrı bir hava katıyor yıldızlar arası sahnelere. İzlerken heyecanlandırıyor diyebilirim. Uzayda uçmak isteyenlerin bir nebze olsun özlemini gideriyor. Ayrıca, geminin içinde botanik bir bahçe kurma fikri de fantastik gelebilir. İzleyenler ne demek istediğimi anlar, cennet gibi bir yer olacak gemi.

Son olarak Asgardia’ ya gitmek isteyenlerin çoğunlukta olduğu bir ülke olarak, vatandaşlarım bindikleri geminin arızalanma olasılığını da hesaba katmalı. Yanlışlıkla 90 yıl önceden uyanırsanız aşık olduğunuz veya hoşlandığınız karşı cins filmdeki karakter kadar uyumlu olmayabilir, “Düşlerimdeki eşi buldum” derken cennet olarak düşlediğiniz yer size cehennem de olabilir. Bu yüzden Passengers fantastik ve romantizm dolu bir bilim kurgu filmi olarak iyi bir portre çizmesinin yanında birbiriyle uyumlu, şanslı karakterleri bir araya getirmesi açısından “Aman canım bu kadarı da olmaz. Olsa da bana vurmaz; zaten hayaller dubai, gerçekler sanayi” dedirtiyor.  Ama yine de Argardia’ ya gitmek isteyenlerin bu filmi kaçırmamaları tavsiye olunur. Bilginize…

Eleştiri: Öznur Derya Değirmencioğlu

 

One thought on “Passengers (2016)”

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir