Oumuamua Muhtemelen İkili Bir Yıldız Sisteminden Geliyor

Oumuamua muhtemelen ikili bir yıldız sisteminden geliyor

Yeni bir araştırma, ‘ilk doğrulanmış yıldızlararası asteroit olarak tanımlanan kayalık nesne Oumuamua’nın büyük olasılıkla ikili bir yıldız sisteminden geldiğini ortaya koyuyor.

Kanada, Ontario’daki Toronto Scarborough Üniversitesi’nde Gezegen Bilimleri Merkezi’nde doktora yapan Dr. Alan Jackson, “Güneş sistemimizin dışından ilk kez fiziksel bir nesne gördüğümüz için dikkat çekici” diyor.

Güneşimizden farklı olarak ikili bir yıldız sistemi, ortak bir merkez etrafında dönen iki yıldıza sahip demektir.

Jackson ve diğer ortak yazarlar, Monthly Notices of the Royal Astronomical Society dergisinde yayınlanan yeni çalışmada, verimli ikili yıldız sistemlerinin nesnelerin fırlatılmasında ne kadar etkili olduğunu test etmeye başladılar. Ayrıca bu yıldız sistemlerinin galakside ne kadar yaygın olduklarına da baktılar.

Oumuamua gibi kayalık nesnelerin, ikili yıldız sistemlerinden gelme ihtimalinin daha yüksek olduğunu bulmuşlardır. Aynı zamanda kayalık nesnelerin yanı sıra ikili sistemlerden aynı sayıda buzlu nesnelerin fırlatıldığını da belirleyebildiler.

“Sistemimizin dışında göreceğimiz ilk nesnenin asteroit olması gerçekten garip, çünkü bir kuyruklu yıldızın fark edilmesi çok daha kolay olacaktır ve güneş sistemi asteroitlerden çok daha fazla kuyruklu yıldız çıkaracaktır,” diyor Jackson.

İkili sistemlerin kayalık nesnelerin çıkarılmasında çok verimli olduğunu ve yeterli sayıda var olduklarını belirlediklerinde, Oumuamua’nın büyük olasılıkla ikili bir sistemden geldiği konusunda tatmin oldular. Ayrıca, muhtemelen böyle bir sistemin daha fazla sayıda kayalık nesneyi çıkaracağı için nispeten sıcak, yüksek kütleli bir yıldıza sahip bir sistemden geldiği sonucuna varmışlardır.

Ekip, asteroitin, bir zamanlar gezegenlerin oluşumu sırasında ikili sisteminden fırlatılmış olmasının çok muhtemel olduğunu ileri sürüyor.

Hawai dilinde ‘izci’ anlamına gelen Oumuamua, ilk olarak 19 Ekim 2017 tarihinde Hawaii’deki Haleakala Gözlemevi tarafından tespit edildi. 200 metrelik bir yarıçapla ve saniyede 30 kilometrelik bir hızla seyahat ediyordu ve dünyadan yaklaşık 33.000.000 km uzaktaydı.

İlk keşfedildiğinde araştırmacılar başlangıçta nesnenin bir kuyrukluyıldız olduğunu, güneşe yaklaştığında ısınan sayısız buzlu nesnelerden biri olduğunu varsaydılar. Ancak güneşe yaklaşırken kuyruklu yıldız benzeri bir özellik göstermedi ve ivedilikle yeniden asteroit olarak sınıflandırıldı, yani kayalıktı.

Araştırmacılar, güneş sistemimizin dışından olduğundan, kendi yörüngesine ve hızına bağlı olduğundan da oldukça emindi. Açık uçlu bir hiperbolik yörünge olarak yolunu sınıflandıran 1.2’lik bir dış merkezlilik söz konusuydu – ve böyle yüksek bir hız, güneşin yerçekimine bağlı olmadığı anlamına geliyordu.

Aslında, Jackson’ın belirttiği gibi, ‘Oumuamua’nın yörüngesi, güneş sistemimizden geçen bir nesnede gözlenen en yüksek merkeziliğe sahiptir.

‘Oumuamua hakkında büyük sorular var. Jackson gibi gezegen bilimciler için, bu gibi nesneleri gözlemleyebilmek, gezegen oluşumunun diğer yıldız sistemlerinde nasıl işlediğine dair önemli ipuçları verebilir.

“Güneş sistemimizdeki gezegen oluşumunu daha iyi anlamak için kuyruklu yıldızları kullandığımız gibi, belki de bu merak uyandırıcı nesneyi de diğer sistemlerde gezegenlerin nasıl oluştuğuna dair daha fazla bilgi vermesi için kullanabiliriz.”

Daha İleri Okuma İçin: “Ejection of rocky and icy material from binary star systems: Implications for the origin and composition of 1I/`Oumuamua”, A. Jackson, D. Tamayo, N. Hammond, M. Ali-Dib, H. Rein, Monthly Notices of the Royal Astronomical Society (2018), in press, DOI: 10.1093/mnras/sly033 , https://arxiv.org/abs/1712.04435

Kaynak: https://phys.org/news/2018-03-oumuamua-binary-star.html

Çeviren: Bünyamin Tan

83 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
19 + 12 =


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.