ODTÜ Öğrencisi 3 Genç Bilim İnsanından Kanserle İlgili Olağanüstü Buluş!

kemoterapi-sac-dokulmesi-bizsiziz

ODTÜ Öğrencisi 3 Genç Bilim İnsanından Kanserle İlgili Olağanüstü Buluş!

Son dönemlerde sadece acı, ölüm ve üzüntü haberleri duymaktan yorulan, bitap olan zihinlerimize şifa olabilecek bir haber aldık.
Eğitimlerine ODTÜ’de devam eden 3 genç bilim insanımız, kanser hastalıkları ile alakalı çok değerli bir buluşa imza attılar.
Bu değerli bilim insanlarımızın isimlerini zikredelim öncelikle.
Fikir, ilk olarak 2013 yılında ODTÜ Biyoenformatik Bölümü’nde yüksek lisansını sürdüren Semih Alpsoy tarafından geliştirilir. Ekibe daha sonra ODTÜ Biyoenformatik Bölümü’nde veri bilimci olan Volkan Orhan ve ODTÜ Biyolojik Bölümler mezunu

sac_dokulmesi_bizsiziz

Kıvılcım Çaylı dahil olur.
Gelelim konumuza. Belki duymuşsunuzdur, kanser tedavisi için hastalara uygulanan kemoterapi, tedavi sırasında ve sonrasında bazı komplikasyonlara yani yan etkilere neden olur.
Saç dökülmesi, hatta bilumum tüylerin dökülmesi, tırnaklarda deformasyon, deri renginde morlaşma gibi fiziksel etkilerin yanında asabiyet, olaylara aşırı tepki gibi durumlar gözlenir.
Kemoterapinin bu denli fiziksel ve ruhsal komplikasyonlar doğurmasanın sebebi ise etkisini sadece kanser hücreleri üzerinde değil, tüm vücutta göstermesi.
Kısacası, kemoterapi tedavisi kanser hücrelerini yok ederken bir yandan da vücudun diğer kısımlarına zarar verebiliyor ve bu zararın önceden tahmin edilmesi henüz mümkün değil.
Daha doğrusu mümkün değildi, ODTÜ’lü bilim insanlarımızın gerçekleştirdiği buluşa kadar.
Ortaya çıkan komplikasyonlara karşı bir yöntem geliştirmek amacıyla araştırmalarını sürdüren 3 genç, geliştirilen kişiye özgü ilaç kiti sayesinde, vücudun kemoterapiye vereceği tepki, ilacın işe yarayıp yaramayacağı gibi sorunları tarihe gömebilir.
Bazı hastalar kemoterapiden sonra yaşanan yan etkilerden şikayetçi iken bazı hastalar da kemoterapinin olumlu bir sonuç vermemesinden.

turkok-projesinde-bagisci-sayisi-150-bini-gecti-bizsiziz
Zira bazı tedavilerde yanlış ilaçlar kullanıldığından kemoterapi süreci başarısız oluyor. Çünkü, bu buluş öncesine kadar hastaya uygun kemoterapi gibi bir durum söz konusu değildi ve her hastaya standart kemoterapi uygulanıyordu.
Ekipte yer alan ve kurdukları İnvivo Sağlık’ın CEO’su Kıvılcım Çaylı konu hakkında şunları söylüyor:
“Hastanın kendi genlerinin analizini laboratuvar ortamında yapıyoruz. Böylece vücudunun kemoterapiye vereceği tepkiyi, ilacın işe yarayıp yaramadığını tedaviye başlamadan söyleyebiliyoruz. Böylece hastalar, aylarca sürecek gereksiz kemoterapiden kurtulacak. Hayatları uzayacak, hayat kaliteleri artacak, belki de hayatları bu buluşla kurtulacak.”
2015 yılında, Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Teknogirişim Destek Programı’na başvuran ve 500 proje içinde 4. olan ekip şu anda projelerine yatırımcı aramakta.
Fakat, 3 yılı aşkın bir süredir üzerinde çalıştıkları projeye yatırımcı bulma konusunda birazcık sıkıntılılarmış.
Zira devletin ve melek yatırımcıların yaptığı yatırımlar şu an için oldukça yetersiz kalmış.
Konu hakkındaki fikirlerini kendi ağzından dinleyelim: ”Dünyada Uber gibi, Airbnb gibi yeni teknolojilere dayanan ve 1 milyar dolar değeri aşan yeni girişimlere ‘unicorn’ deniyor. Net istihdam da, yüksek vergi geliri de, büyüme oranları da bu şirketlerden geliyor. Biz ise global anlamda ilk Türkiye ‘unicorn’u olabilecek ve milyonlarca kanser hastasının hayatına pozitif olarak dokunabilecek bu proje için destek bulamıyoruz. En acısı, görüştüğümüz hemen-hemen herkes, şansımızı başka ülkelerde denememizi tavsiye ediyor.
Çalışmalarıyla ve başarılarıyla ülkemize katkı sağlayacak çok kişiyi kaçırdık zaten elimizden, bari bu bilim insanlarımıza sahip çıkalım.
Kaynak:onedio

Bir Cevap Yazın