Müziğin Terapi Etkisinde Ulaştığı Nokta

Müzik, ilkel insanın doğadaki sesleri taklit etmesiyle başlamış, günümüzdeki modern halini alana kadar uzun bir süreçten geçmiştir. Genel anlamıyla müzik; duygu ve düşünceleri ifade eden seslerin düzenlenmesi sanatıdır. Müziğin kelime anlamı ise; Yunanca kökenli olup mousiki kelimesinden gelir.

Yunanca’da mousa kelimesi -ki peri anlamına, -ve konuşulan dil anlamına gelen -ike ekinin birleşmesiyle oluşur. Özetle mousiki; perilerin konuştuğu dil anlamına gelir. İslâm felsefesinde yıllarca ilâhi dil, meleklerin dili olarak kullanılmıştır. Yani insanlık müziğe eski çağlardan beri hem doğu, hem batıda Tanrısal bir dil olarak bakmıştır.

İnsan yaşamında etkili ve güçlü bir iletişim aracı olan müzik, sadece ruhsal yapının kötü olduğu durumlarda değil iyi olduğu durumlarda da insanı etkileyebilmektedir. Müziğin insanın duygu ve düşüncelerine seslendiği söylenebilir. Bu bağlamda eski medeniyetlerde de psikolojik sorunların giderilmesinde müziğin terapik etkilerinden yararlanılmıştır.

Müzik merkezi sinir sistemi ve beyin kabuğunda yer alan düşünme, öğrenme, konuşma, beden kontrolü ile ilgili merkezleri uyarmaktadır, bu alandaki gelişmeleri desteklemektedir. Müzik, depresyon geçiren gençlerde beyin rahatlatıcı ve hormonal düzensizlikleri hafifletici rol oynar.

Müziğin hormonlar üzerindeki etkisi; stres hormonlarını artırmak ya da azaltmak şeklinde olur. Müzik terapisi, bireylerin fiziksel, psikolojik, sosyal ve zihinsel ihtiyaçlarını karşılamada müziği ve müzik aktivitelerini kullanan uzmanlık dalıdır. Eski tıpta psikolojik rahatsızlıklar başta olmak üzere, spazmlar, kas ve eklem rahatsızlıkları, yorgunluk, huzursuzluk gibi hastalıkların yanı sıra fiziksel hastalıkların çoğunda müzik terapinin kullanıldığına dair bilgiler var.

Günümüzde ise müzik terapinin kullanım alanı oldukça geniştir. Onkoloji, nöroloji, kardiyoloji, psikiyatri gibi klinik alanlanda ve özel bireylerin tedavisinde tamamlayıcı bir yöntem olarak kullanılmaktadır. Bunun yanında müzik terapi alkol ve madde bağımlılarının tedavisinde de kullanılmaktadır. Yapılan bilimsel araştırmalarda klasik batı müziği ile klasik Türk müziğinin hastalıklar üzerinde iyileştirici bir etkiye sahip olduğu saptanmıştır.

Kısacası müzik; insana özgü ve insanın doğasında bulunan bir davranış biçimidir ve çok güçlü bir etkiye sahiptir. Müziğin her türlüsünün insan davranışlarında değişiklik yaratması müziğin insan üzerindeki psikolojik etkisini göstermektedir. Müzik, psikotik ve fizyolojik semptomları azaltan tedavi modeli olarak kullanılmıştır ve tarihi tıp kadar eskiye dayanmaktadır.

Günümüzde araştırmacılar, müzik ile sağlık prosedürleri arasında yakın bir ilişki olduğunu, sağlığın tüm alanlarda kullanılabileceğini, ağrısız, ucuz, güvenli ve yan etkisi olmayan bir tedavi yöntemi olduğunu belirtmişlerdir. Müziğin insan üzerindeki etkisinin çok yönlü olmasından ötürü tedavi amaçlı kullanılmasına da neden olmuştur. Tüm bunlar alternatif tıbbın gözardı edilemeyeceğini ve modern tıpla iç içe uygulanabileceğini göstermektedir. Alternatif tedavi için ayrılan miktar çok az olmakla beraber gelecek için ümit verici olduğu öngörülmektedir.

Kaynak:
( Kömürcü 1999, Ak 1997, Smith ve Joyce 2004, Salamon ve ark. 2003, Burns ve ark. 2002)
http://kubraydin.blogcu.com/muzik-ve-tipta-kullanimi/13828760
http://karnavalsanat.com/blog/genel/muzik-nedir/

Semanur ALİEFENDİOĞLU

86 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
17 + 20 =


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.