LHC Yüksek Boyutların Varlığını İspat Edecek mi?

large-hadron-collider-lhc-bizsiziz-com

LHC Yüksek Boyutların Varlığını İspat edecek mi? Kaç boyut var? Zaman bir boyut mudur? 3 boyutlu uzay zamanımız sadece büyük bir hiper boyutlu evrenin küçük bir parçası mıdır?
Bu sorular, birçok kez sorulmuştur ve cevapları, potansiyel boyutların sayısı kadar değişiklik göstermektedir. Paul Ehrenfest’in 1917’deki 3 boyutlu fizik araştırmasından 1990’lı yılların M-teorisine kadar, uzmanlar kendi cevaplarını – bazıları diğerlerinden daha güçlü olacak şekilde tartışmaya açtılar.
Teknolojideki ilerlemeler, yeni matematik modelleri ve teorileri ile donanmış olarak evrenin şaşırtıcı gizemlerinden birini anlamaya başlamak için bugün benzersiz bir konumda olabiliriz.

BOYUTLAR, YERÇEKİMİ VE IŞIK

Boyutların sayısıyla ilgilenen hemen hemen tüm kuramların merkezinde yerçekimi ve ışık temel kuvvetler olarak yer alır. Bu kuvvetler muhtemelen fiziksel evrende en çok gözlemlenen fenomenlerdir.
Doğadaki dört ana güç olan güçlü ve zayıf nükleer kuvvetler – çekim gücü ve elektromanyetizma (ışığı üretmekle sorumludur) ile baş etmek çok zordur. Bu kuvvetler sayısız bili madamını ve teorisyeni oldukça uğraştırmışlardır. Bu kuvvetler araya getirildiğinde, mutlak bir tahribat yaratırlar.
Modeller genellikle, evrenin gözlemlenebilir özelliklerinden yola çıkarak, işlerin nasıl yürüdüğü hakkındaki teorileri ve varsayımları ortaya çıkarır. Daha basit olan teoriler evrenin üç boyuttan oluştuğunu öne sürer. Bu boyutlar “uzunluk, genişlik ve derinlik” tir. Bu özellikler dünyayı algılamamızı sezgisel ve mantıksal olarak kolaylaştırır.
Ancak evrenin bu düzgün, üçlü ayrımı, onu nasıl yaşadığımızı tam olarak özetlemez. Bunun üzerine, bazı matematikçiler özellikle Hermann Minkowski gerçekliğin bir uzay-zaman tanımını oluşturmak için üç uzamsal boyutu, dördüncü ve zamansal boyut ile birleştirdiler.

Burası bir şeylerin düğümlenmeye başladığı yerdir. Burada göze çarpan tutarsızlıklar ve uyumsuzluklar vardır. Örneğin, yerçekimi büyük ölçekte gezegenler, yıldızlar, galaksiler üzerinde etkili oluyor ise diğer kuvvetler neden o kadar küçük ölçekte hareket ediyor? Daha farklı bir şekilde, yer çekimi neden diğer dört temel kuvvetten daha zayıf oluyor?
Paul Halpern, PBS için yazdığı ilginç bir makale ile sorunu basit bir örnekle açıklıyor. Küçük bir mutfak mıknatısı ile çelik bir raptiye toplayın ve çekiminin tüm dünyanın yer çekimini nasıl aştığını görün.

Dolayısıyla, bu tutarsızlıkları telafi etmek için çeşitli teoriler geliştirildi. 1920’lerde Theodor Kaluza ve Oskar Klein’in eserleri üzerine kurulan Süper Sicim Teorisi, ufak tefek enerji dizelerinin titreşimlerinin doğada gözlemlediğimiz her şeyden sorumlu olduğu fikrini geliştirdi ancak, bu teoriler yalnızca on veya daha fazla boyut içeren bir evrende çalışıyordu. Fazladan altı ya da tümü, hazır gözlem sınırlarının ötesinde küçük bir alana sıkıştırılmıştır.

Başka bir yaklaşım (M-teorisi), “kütle” olarak adlandırılan büyük, potansiyel olarak gözlemlenebilir bir ek boyut içerisinde, dizelerden ve enerjik zarlardan oluşan bu 10 boyutlu evreni kapsar. Bu kavramda, madde ve enerji ve temel güçlerin çoğu tedirginlik içinde sarılmaktadır Enerjik uzay-zamanlı membranlara ya da “kepekler” e kadar yerçekimi, kepeklerde ve aşırı boyutlu yığın içinde benzer şekilde çalışan bir serbest aracıdır. Bu sebeple, yerçekimi enerjisinin taşıyıcıları olan yerçekimi, yerçekiminin küçük ölçekli gücünü azaltarak, fakat yine de geniş mesafelerde aşırı güç uygulamasına izin vererek toplu halde yok olmaya neden olabilir.

FİKİRLERİN BÜYÜK HADRON ÇARPIŞMASI

Cenevre, İsviçre merkezli Büyük Hadron Çarpıştırıcısı, bu boyutsal bulmacanın cevabını verebilir. Son derece yüksek enerjili parçacık çarpışmaları yürütebilen uzmanlar, uzmanlaşmış deneyler oluşturabilir ve bu da aslında su tutan teorilere işaret eden verileri verebilir.
Şu anda, bilim adamları yüksek boyutların var olduğunu kanıtlamak için üç özel durum arıyorlar: Büyük parçacık izlerinin varlığı; Yüksek boyutlara göç eden gravitonların neden olduğu enerji eksikliği; ve mikroskopik kara delikler.
Bilim adamları evrenin bütün yasalarını birleştiren zorlu bir teori arayışındadır. Son yıllarda yapılan keşiflerin hacmine bakılırsa bu teorilere düşündüğümüzden daha yakın olabiliriz.

Kaynak: futurism.com

Çeviri: bizsiziz

1 thought on “LHC Yüksek Boyutların Varlığını İspat Edecek mi?

  1. Bilim adamları değilde bilim insanları derseniz daha doğru olur.Cinsiyetçi söylemlerimizden kurtulalım. Yazınız için teşekkürler.

Bir Cevap Yazın