Kepler Uzay Teleskobu’nun İlk Aday Ötegezegeni

University of Hawaii öncülüğünde, uluslararası bir gökbilimci ekibi, Kaliforniya Glendale’de beşincisi düzenlenen Kepler/K2 Bilim Konferansı’nda (Kepler/K2 Science Conference) NASA’nın Kepler misyonu dahilinde keşfedilen ilk ötegezegeni bilim dünyasına ve kamuoyuna sundu.

Yaklaşık 10 yıl önce yolculuğuna çıkan Kepler Uzay Teleskobu,  bu yolculuğu süresince ‘transit metodu‘ adı verilen yönteme dayanarak binlerce ötegezegen ‘adayı’ keşfetti. Bir yıldızın yüksek parlaklığına kısa bir süre bakarken o sırada turlarını tamamlayan ötegezegenlerden yıldızın Kepler’e göre önünden geçenlerini yani transit geçenlerini tespit eden Kepler, diğer gök olaylarının bu izlenim ile karıştırılabileceğinden dolayı bu ‘aday’ ötegezegenlerin gerçekten birer gezegen olup olmadığının anlaşılması için daha ileri analizlerin gerçekleşmesi gerekiyordu.

Konferansta sunulan Kepler-1658 b ötegezegeni, NASA’nın Kepler çalışması kapsamında keşfedilen ilk onaylanmış ötegezegen olmasına karşın bu hiç de kolay olmadı. Çıkan sorunlardan ilki, ötegezegenin etrafında turunu tamamladığı yıldızın kütlesinin yanlış hesaplanmış olmasıydı. Dolayısıyla yıldızla birlikte Kepler 1658 b’nin de kütlesi büyük ölçüde düşük hesaplanmıştı.

Daha sonra yıldızın üzerindeki etkilerin kütlesi ve kütlesine bağlı değişkenlerle uyuşmadığı görüldü veyanlış pozitif olarak reddedildi. Araştırma ekibine öncülük eden Ashley Chontos’un yüksek lisans araştırma projesi olarak yürüttüğü Kepler çalışmasındaki ötegezegenlerin yıldızlarının yeniden analizi bunun farkedilmesi için doğru zamanda önayak olmuş oldu.

Ashley Chontos konferansta yeni analizlerinde kullandıkları yıldızlardan gelen ses dalgalarının Kepler datasında gözlemlendiğini ve buna dayanarak yıldızın daha önce tahmin edilenden üç kat daha büyük bir kütleye sahip olduğunu tespit ettiğini belirtti. Yine bu bulgunun ötegezegenin de sanılandan üç kat daha büyük bir kütleye sahip olduğunu gösterdiğini one süren Chontos, yeni gözlemlerden gelecek olan sağlamalara yine de ihtiyaç duyulduğunu açıkladı.

Araştırmanın yazarlarından aynı üniversitede gökbilimci olan Dan Huber’e, yine araştırmanın yazarlarından Smithsonian Astrophysical Observatory’de gökbilimci olarka görev yapan Dave Latham’a hemen haber verdiklerini ve onun ekibinin Kepler-1658 b’nin bir ötegezegen olduğunu net olarak göstermelerini sağlayacak spektroskopik verileri topladığını ve katkıda bulunduğunu belirtti.

Kepler-1658 Güneş’ten üç kat daha büyük ve kütlesinin de 1.5 katına sahip. Bu yeni gezegen, yıldızının çapının yalnızca iki katı mesafede bir yörüngede yıllık turunu tamamlarken bilinen gezegenler içerisinde yıldızına en yakın olanlardan biri haline geliyor. Bu yıldız da, Güneş’ten tam 60 kat daha büyük bir vücuda sahip.

Bu kadar gelişmiş yıldızların çevresinde yörüngesi olan Kepler-1658 gibi gezegenler oldukça nadir ve  bu yoksunluğun sebebi halen tam olarak bilinmiyor. Chontos’a göre Kepler-1658 b gerçekten de ötegezegenlere ev sahipliği yapan yıldızların ve sistemlerinin daha iyi anlaşılmasının ne kadar önemli olduğunun görülmesi açısından bir örnek teşkil ediyor ve Kepler verilerinin içerisinde daha keşfedilmeyi bekleyen çok hazineler olduğunu da gösteriyor.

Kaynak: BilimFili.com” Kepler Uzay Teleskobu’nun İlk Aday Ötegezegeni”

https://bilimfili.com/kepler-teleskobunun-ilk-aday-otegezegeni/

14 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
30 + 11 =


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.