İnsanlık Tarihi Yeniden Yazılabilir

İnsanlık Tarihi Yeniden Yazılabilir

Sıkı durun! İnsanlığın sanatsal mirası yeni bir tarihsel dönüm noktasına ulaştı.

Arkeologlar, Borneo adası ormanı derinliklerinde keşfedilen bir mağara duvarında çizilen bir inek figürünün,

Yeniden Yazılabilir

Sıkı durun! İnsanlığın sanatsal mirası yeni bir tarihsel dönüm noktasına ulaştı.

Arkeologlar, Borneo adası ormanı derinliklerinde keşfedilen bir mağara duvarında çizilen bir inek figürünün, dünyanın bilinen en eski figüratif sanatı olduğunu doğruladı.

Bu inek çizimi, eski yontma taş devri ve son buzul çağı boyunca 40.000 ile 52.000 yıl öncesine dayanıyor. Borneo adası yakınlardaki Endonezya adasında yer alan Sulawesi’ndeki figüratif mağara resimlerinden en az 5.000 yıl daha eskidir.

1990’lardan beri Borneo’daki mağaraların çok sayıda eski çizim içerdiği bilinmektedir. Ancak, nispeten genç (yaklaşık 10.000 yaşında)oldukları düşünülüyordu.

Avusturalya’daki Griffith Üniversitesi’nden arkeolog ve jeokimyacı Maxime Aubert, Sulawesi mağara sanatının yaşını kesin olarak öğrenmek için radyometriye başvurdu (elektromanyetik radyasyonun ölçülmesi).

Mağara çizimleri sadece büyükbaş hayvan resimlerini değil bir sürü yabani sığır türünü de içeriyor. Aynı zamanda sayısız el silueti de mağara duvarına çizilmiştir.

“Tarihlendirdiğimiz en eski mağara resmi imgesi, tanımlanamayan bir hayvanın da büyük bir resmini içeriyor. Bu hayvan, büyük olasılıkla Borneo ormanlarında bulunan vahşi bir sığır türüdür. Yaklaşık olarak 40.000 yıllık bir yaşı var ve şu anda bilinen en eski figüratif sanat eseri olarak tanımlanıyor.” dedi.

Bu sadece sıradan bir mağara resmi değildir. Löwenmensch heykelciği (bir aslan başı ve insan vücudu) de dahil olmak üzere tüm figüratif sanat eserleri yaklaşık 35.000 ile 40.000 yaşları arasındadır.

Bir kaya resmiyle nasıl çalışılır?

Aubert ve ekibi gibi şanslıysanız ki burada geçen bin yılda kaya sanatının ilerlemesi de etkilidir, bu tarz dönüm noktası olabilecek keşifler yapabilirsiniz.

Çizimlerin küçük bir kısmı bir kalsit (kalsiyum karbonat-tebeşir)tabakasıyla kaplıydı. Bu kalsit daha sonra uranyum-toryum tarihlemesi olarak adlandırılan bir tekniğe tabi tutuldu.

Aubert: “Yağmur suyu kireçtaşından sızar ve az miktardaki uranyum çözülür. Uranyum radyoaktiftir ve zamanla başka bir element olan toryum oluşur ve bu da zamanla beraber bozulur. Buradaki çürüme oranı kesin olarak biliniyor. Önemli olan, uranyumun suda çözülür olmasına karşın toryumun suda çözülemez olmasıdır. Bu yüzden bir kalsit kaplamadaki bir resmin üstünde yağmur suyu biriktiğinde uranyum çözülür ancak toryum çözülmez. Binlerce yıl sonraki örnekleri incelerken uranyum ve toryum oranını ölçmek istersek kaplamanın yaşını hesaplayabiliriz.” dedi.

Mağaradaki sanat türlerinden olan, kırmızı bir pigmentle yapılan el kalıpları uzun zaman dilimlerine tarihlendirilmiştir. Biri en fazla 51.800 yaşındayken diğer ikisi en az 37.200 yaşındaydı.

Daha koyu renkli, dut rengindeki bir pigmentle yapılmış olan el kalıpları ise yaklaşık 20.000 ile 21.000 yılları arasında değişen, oldukça genç kalıplardır.

Belki de bu süre içerisinde mağarada yeni bir sanat türü oluştu. Mağarada bulunan siyah pigmentle boyanmış insan çöpü figürlerinden tekne ve geometrik şekillere kadar birçok çizim bunu göstermektedir.

Arkeologlar, doğal bir dünyadan insan deneyimlerinin egemen olduğu bir döneme geçilmesi, yaklaşık 20.000 yıl önce, bir kültürel değişimi işaret ediyor. Çizimleri kimlerin yaptığını veya çizme nedenlerini bilmiyoruz. Ancak çizimlerin stil ve içeriğindeki değişiklikler oldukça sıra dışıdır.

Aubert: “Bu stil ve içerik değişiklikleri, dönem içerisinde başka bir insan dalgasının olduğunu ya da ‘Büyük Buzul Çağı’nın başlangıcına denk gelen sanat gelişimindeki doğal bir evrim olduğunu gösteriyor olabilir. Borneo’nun daha elverişli koşullara sahip olmasından dolayı nüfus büyüklüğünde potansiyel bir artış olabilir.”

“Biliyoruz ki, insanlar bölgeye yaklaşık 70.000 ile 60.000 yıl önce geldi. Yine de, başlarda mağara sanatı yok gibi görünüyor Mağara sanatının bu dönemlerde olmaması belki de daha keşfedilmemiş olmamasından ya da tarihlendirilemediğinden, belki de insan göçünün farklı dalgaları olmasındandır. Belki de Güneydoğu Asya ve Avustralya’daki tarihlendirilmeler yanlıştır ya da nüfus yoğunluğu ile ilgili olmalıdır yani nüfus önemli ölçüde artmış olabilir.”

Bu keşif, sadece Borneo’nun yerel geçmişini etkilemez. Sulawesi sanatı ile bir araya gelen Doğu Kalimantan sanatı, küresel kültür hakkında yeniden düşünmemiz gereken bir değişimi temsil eder. Çünkü Avrupa, insan yaratıcılığının doğduğu yer ve merkezi olarak düşünülüyor.

Ancak, Avrupalıların mağara duvarlarını canlandırırken dünya çapındaki Borneo ve Sulawesi halkının etkisi görülüyor. Borneo’dan Sulawesi’ye kadar olan sanat çağında bir göç modeli olduğu anlaşılmaktadır.

Aubert: “Mağara sanatı potansiyel olarak Borneo’dan Sulawesi’ye ve Papua’dan Avustralya’ya kadar tüm yollardan göç edebilir.” dedi.

Kaynak: http://www.bizsiziz.com/a-discovery-in-a-borneo-cave-just-crushed-the-record-for-the-oldest-known-figurative-art/

https://www.nature.com/articles/s41586-018-0679-9

Çeviri: Tuğba Aydın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.