Hava Kirliliği Beynimizi ve Ciğerlerimizi Tüketiyor

Yeni bilimsel bulgular, kirli havanın beyine zarar verdiğini göstermekte , fakat araştırmacılar bunun  niçin ve nasıl olduğu  konusunda henüz  kesin bilgilere sahip değiller.

Kirli hava solumak ciğerlerimize zarar veriyor fakat yeni bir araştırma bu konu hakkında bakış açımızı da  değiştirebileceğimizi göstermektedir.

Bu yılın Ağustos ayının son haftasında National Academy of Sciences  adlı internet sitesinde yayınlanan  bir araştırma makalesinde  “Uzun süre partikül madde, kükürt dioksit ve azot dioksite maruz kalanlar üzerinde yapılan bir araştırmada, bu araştırmaya katılanlarda ilerleyen yaşla birlikte, zamanla bilişsel azalma meydana geldiği ” konusunda bulgular anlatıldı. Daha az eğitimli erkeklerin özellikle daha fazla etkilenmiş oldukları ,aldıkları  sözel ve matematik testi puanlarının da gerekenden daha düşük olduğu belirtildi.

Bilim insanları ve sağlık yetkilileri hava kirleticilerinin beyinle nasıl etkileştiklerini tam olarak anlamaya çalışıyorlar.

Pekin  Normal University’s School of Statistics’de araştırmacı ve çalışmanın makale yazarı Xin Zhang  “Biz hava kirliliğinin , beyinde dil yeteneği ile ilgili olan  beyaz maddeye büyük oranda zarar verdiğini tahmin ediyoruz, ”diyor. Daha önceki çalışmalarda , ortalama bir kadın beyninde , erkek beynine oranla daha fazla beyaz madde  olması sebebiyle ,erkeklerin daha fazla bilişsel azalmaya maruz kalma riski altında oldukları saptandı .Zhang “Mekanizmanın nasıl işlediğini anlamak için daha fazla araştırma gerekiyor ,” diye ekliyor.Colorado School of Public Health ‘in Başkanı  Jonathan Samet  ,çalışma önemli bir bağlantıyı vurguluyor ve hava kirliliğinin beyni nasıl değiştirdiğini ölçmek için araştırmaların çoğaltılması gerekecek, diyor. Sadece  , geçen on yılda  hava kirliliği ve beyin sağlığı üzerine yoğunlaştırılmış araştırmalar var, partiküllerin nasıl akciğerlere girdiği ve nasıl akciğerlere nüksettiği anlaşılamamakta , diye de belirtiyor.“Akciğerlerimiz giriş kapısıdır,” diyor Samet . “Akciğerlerimizin soluma alanı bir tenis sahası genişliğindedir ,yani etki etmek için devasa bir yüzey mevcut. Her gün 10.000 litre hava soluruz. ”

Zhang gibi Samet’de ,havada bulunan zararlı partiküllerinin nasıl beynimize nüksettiği ,beynimize nasıl etki ettiği ve orada nasıl ve ne kadar kaldığına dair daha fazla araştırma yapılmasını düşünmekte.

“Partiküller burundan beyine koku alma sinirleri yoluyla gider yada kanımıza karışırlar ” diyor  Samet. Ayrıca ,hasarın  kirli partiküllere karşı vücudun  verdiği normal koruyucu bir yanıttan da kaynaklanabileceğinden şüpheleniyor.

Beyin ve akciğerlere ek olarak , yapılan çalışmalar, hava kirliliğini  kalp ve şeker hastalıkları ile de ilişkilendirdi.

“Bu kadar çok organın etkilenmiş olması şaşırtıcı ,” diye ekliyor Samet.

Kuzey Carolina Üniversitesi’nden çevre toksikoloğu Dan Costa’nın açıkladığı gibi, bunun nedeni insan vücudunun iç yapısının birbiri ile iç içe çok bağlantılı olması. Hava kirliliği , minimum etkisini sadece akciğerlere değil ,kalp , beyin ve üreme sistemine de  göstermekte.

“Toksit olan bir madde vücuda girdiğinde ,vücudun her yerine etki etmektedir  ,” diyor .Havayı kirletici maddelerin kan dolaşımı ile beyne ulaştığından şüphelenmekte.

Akciğerleri terke eden kan, vücuda kalan bölümüne dağılmadan önce kalbe pompalanır. Costa , bunun bağışıklık sisteminin etkilenmesini tetiklediğinden şüpheleniyor. Zamanla , diye ekliyor ,çok fazla kirli partikül beynin yaşlanmasının hızlanmasına sebep olan etkiye  yol açmaktadır.Araştırma yapmak için beynin çok zor bir organ olduğunu da not ediyor, Costa. Ve beyin kimyasını değiştirebilen sayısız değişken etken olması  yeni araştırma yapacak öncüler için zorluk yaratmaktadır. “Beynin böyle  karmaşık bir süreç ağı var  , diye not ediyor Costa . Diğer organların sahip olmadığı daha yüksek bir işlevselliğe sahiptir. ”

Günümüzde Hava Kirliliği

Bugün insanlar, siyah kurumun atmosfere pompalandığı 70 yıl öncesine göre daha uzun yaşamaktalar. Bu ,en azından neden doktorların artık hava kirliliğinin vücuda nüfuz etmesinin tüm yollarını gördüklerinin kısmen hesaba katılmasıdır , diyor Costa.  “Şimdi ortaya çıkan ince ayrıntıları daha önce takdir etmedik,”  diye de ekliyor. Yakın zaman öncesine kadar  ABD Tabiatı Koruma Ajansı’nda çalışan Costa  , orman yangınlarından  fosil yakıtların yanmasına kadar her şeyin ürettiği hava kirliliği yapan zararlı partiküllerin sağlık için zararlı olduğuna dair yaygın bir inanç var artık. Ancak, herhangi bir partikülin etkilerini saptamak zor olabilir çünkü hava kalitesi yeterli olmayan bölgeler hava kirliliğine yol açan partiküller bir çeşitten fazladır. Geçtiğimiz yirmi yıl içinde, EPA verileri Pekin çalışmasında belirlenen üç kirleticinin hepsinin ABD’de azaldığını göstermektedir. Bununla birlikte, bu üç kirletici büyük kentsel sanayi merkezlerine sahip gelişmekte olan bölgelerde bulunmaktadır.

Dünya Sağlık Örgütünün bu yıl basılan raporunda ,küresel olarak her on kişiden dokuzunun kalitesiz, ve kötü hava soluduğu belirtilmiştir. Amerikan Akciğer Birliği verilerinde bu bilgi on kişiden dört kişi olarak yer almaktadır.

“Çok sayıda kolay kazanımın yapıldığı noktaya geliyoruz,” diyor Samet. Kömür yakan güç santralleri ve dizel jeneratörler halen en tehlikeli hava kirleticileridir.

Samet “Galiba hava kirliliğinin diğer çeşitleri ile mücadele etmek için toplu taşımacılık ve daha iyi şehir planlamacılığının yapılması için zihniyet değişikliği gerekiyor  ” diye de belirtiyor.

Makalenin aslı 31 Ağustos  2018 tarihinde https://www.nationalgeographic.com internet sitesinde yayınlanmıştır.

Kaynak: https://www.nationalgeographic.com/environment/2018/09/news-air-quality-brain-cognitive-function/?cmpid=org=ngp::mc=social::src=twitter::cmp=editorial::add=tw20180830env-smogbrain::rid=&sf196661205=1

Çeviri: İbrahim Özkaraca

 

One thought on “Hava Kirliliği Beynimizi ve Ciğerlerimizi Tüketiyor”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.