Hamilelerdeki daha yüksek florür seviyesi ile çocuklarındaki daha düşük zeka düzeyi arasında bağlantı bulundu.

Hamilelerdeki daha yüksek florür seviyesi ile çocuklarındaki daha düşük zeka düzeyi arasında bağlantı bulundu.

Toronto Üniversitesi araştırmacılarına göre, hamile kadınların idrarındaki flüorür gösteriyor ki çocuklarında daha düşük zeka düzeyi ölçülmesi arasında bir ilişki mevcuttur. Araştırmacılar, florür maruziyetini ve çoklu nörogelişimsel durumu incelemek için kendi türü ve boyutu bakımından bu ilk çalışmayı yürüttüler.

Çalışmanın baş araştırmacısı ve Dalla Lana Halk Sağlığı Fakültesi’ndeki küresel sağlık ve çevre sağlığı, epidemiyoloji profesörü Dr. Howard Hu, “Çalışmamız, büyüyen fetal (cenin)in sinir sisteminin daha yüksek düzeyde florüre maruz kalmasından olumsuz etkilenebileceğini gösteriyor.”dedi. Ayrıca okul çağındaki çocuklarla kıyaslandığında, doğum öncesi sinir sisteminin florüre daha duyarlı olabileceğini belirtti.

Musluk suyu ve diş ürünleri, çürümeyi önlemek ve kemik sağlığını iyileştirmek için Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki topluluklarda (diğer bazı ülkelerde süt ve sofra tuzu gibi ürünler) 60 yıldan fazla bir süredir değişen miktarlarda florüre tabi tutulmaktadır. Son yıllarda, özellikle de çocukların gelişmekte olan beyinleri için suya flor katmanın güvenliği konusundaki sert tartışmalar, araştırmacıları konuyu irdelemeye ve ulusal içme suyu standartlarını bildirmek için kanıt sağlamaya teşvik etti.

Florürün bilinen bazı yan etkileri vardır. Örneğin, Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’da önerilen miktarda florür kulananlar arasında, hafif derecede lekelenme gibi diş kusurları yaygındır. İskelet florozisi – kemiklerde aşırı florid birikimi – yaygınlığı çok daha azdırve sadece sudatavsiye edilenden beş ila on kat daha fazla florür düzeyi olduğunda gözlemlenmektedir.

Hu; “Nörogelişim üzerinde florür etkisi ile ilgili olarak nispeten güvenilir düzeyde az şey bilinmektedir” dedi.Araştırma ekibinde U of T, Meksika Ulusal Halk Sağlığı Enstitüsü, Michigan Üniversitesi, McGill Üniversitesi, Indiana Üniversitesi, Mount Sinai Okulu uzmanlarının bulunuyor.

Çevresel Sağlık Perspektifleri’nde bugün yayınlanan “Meksika’da Yaş 4 ve 6-12 Yaş Çocuklarında Doğum öncesi Florür Maruziyeti ve Bilişsel Sonuçları” adlı araştırma, Mexico City’de Erken Yaşam Maruziyetleri’nin bir parçası olan 287 ana-çocuk çifti hakkındaki verileri analiz etti. Meksika’daki Çevresel Zehirli Maddeler (ELEMENT) projesi, 1994-2005 arasında hamile kadınları bir araya getirmiş ve o zamandan beri kadınları ve çocuklarını takip etmeye devam etmiştir.

Araştırma ekibi anne ve çocuk için florür maruziyetinin kişisel önlemlerini yeniden yapılandırmak adına gebelik sırasında annelerden ve altı ila 12 yaşına ulaşan çocuklarından alınan idrar örneklerini analiz ettiler.

Bu analiz önemlidir çünkü önceki çalışmalar maruziyeti, içme suyu florür seviyelerini mahalli ölçümlere dayandırarak , dolaylı ve kesinliği daha düşük ölçümler yaparak tahmin etmiştir, ayrıca doğum öncesi maruziyeti yerine çocuk maruziyetlerine baktılar ya da çok daha küçük örneklem boyutlarında çalışmalara sahiplerdi. “diyor Dr. Hu.

Araştırmacılar, daha sonra, çocukların önce dört yaşında, sonra bir kez daha altı ila on iki yaşlarında idrardaki flüorür düzeylerinin sözel, algısal performans, nicel, hafıza ve motor yetenekleri ile ilişkili olduğunu analiz ettiler. Doğum sırasındaki gebelik yaşı, doğum ağırlığı, doğum sırası, cinsiyet, annenin medeni hali, sigara içme öyküsü, doğum yaşı, IQ, eğitim, sosyo-ekonomik durumu ve kurşuna maruz kalması gibi nörogelişimi etkileyen diğer faktörlere göre analizler düzeltildi.

Çalışmanın Kuzey Amerika nüfusu üzerindeki etkileri ile ilgili olarak, araştırmacılar, hamile kadınlarda üriner florür düzeylerinin, Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri’ndeki gebe olmayan genel popülasyonlarda görülen üriner florid düzeylerine göre biraz daha yüksek olduğunu, ancak genel aralığın içinde olduğunu tespit ettiler. Bununla birlikte, Dr. Hu’nun görüşüne göre; elimizdeki bulgular, florüre maruz kalmanın güvenli bir düzeyinin olduğunu ileri süren yeterli bilgiyi sağlamıyor.

“Florürle ilgili potansiyel riskler, özellikle de hamile kadınlar ve çocuklar gibi savunmasız nüfus kesimi arasında daha fazla çalışılmalı ve florürün gelişmekte olan beyin üzerindeki etkisi konusunda daha fazla araştırma yapılması şüphesiz gereklidir.”

Kaynak:https://medicalxpress.com/news/2017-09-higher-fluoride-pregnant-woman-linked.html

Çeviri:Feyza Çetinkol

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.