Haçlıların DNA’sının Dilinden Haçlı Seferleri Tarihi

Tarih bize Haçlı Seferleri hakkında çok şey söyleyebilir. Bu savaşlar Hıristiyan işgalcilerin Yakın Doğu’yu ele geçirmeye çalıştıkları 1095 ve 1291 yılları arasında yapılan dini savaşlardır. Lübnan’daki bir çukura gömülü olan 13. yüzyıl Haçlılarının DNA’sı, Haçlıların kim olduklarını ve karşılaştıkları nüfuslarla etkileşimleri hakkında öğrenecek çok daha fazla şey olduğunu gösteriyor.

Kalıntılar, Haçlı ordusunu oluşturan askerlerin genetik olarak çeşitlilik gösterdiğini ve bugün yaşayan Lübnan halkının genetiği üzerinde kalıcı bir etkisi olmamasına rağmen, Yakın Doğu’daki yerel nüfusla karıştığını gösteriyor.

“Aslan Yürekli Richard’ın Haçlı Seferleri’nde savaşmaya gittiğini biliyoruz, ancak orada yaşayan ve ölen sıradan askerler hakkında pek bir şey bilmiyoruz ve bu eski örnekler bize bu konuda fikir veriyor” diyor makale yazarlarından Chris Tyler-Smith. Kendisi Wellcome Sanger Enstitüsünde genetik araştırmacısıdır.

Wellcome Sanger Enstitüsü’nün makale yazarlarından Marc Haber, “Bulgularımız bize, Haçlı ordusunda savaşmış insanların soylarının emsalsiz görüntüsünü veriyor.” diyor. “Ortadoğu’da bu dönemde Avrupalılar, Yakın Doğulular ve Haçlı Seferleri’nde kavga edip yan yana yaşayıp ölen karışık bireylerle, bu olağanüstü genetik çeşitliliği görüyoruz.”

Arkeolojik kanıtlar, kalıntıları Lübnan’ın Sidon kentindeki bir Haçlı kalesinin yakınında bir mezar çukurunda bulunan 25 kişinin 1200’lerde savaşta ölen savaşçı olduğunu öne sürdü. Buna dayanarak, Tyler-Smith, Haber ve meslektaşları kalıntıların genetik analizlerini yaptılar ve üçünün Avrupalı, dördünün Yakın Doğulu ve iki kişinin karışık genetiğe sahip olduğunu ortaya koyan dokuz Haçlının DNA’sını sıralayabildiler.

Tarih boyunca, diğer kitlesel insan göçleri – Moğolların Cengiz Han’ın korumasında Asya’dan çıkışı ve Güney Amerika’daki sömürgeci İber’lerin gelişi gibi – bu bölgelerin genetik yapısını temelden yeniden şekillendirdi. Araştırmacılar, Haçlıların etkisinin muhtemelen daha kısa sürdüğünü, çünkü Haçlıların genetik izlerinin bugün Lübnan’da yaşayan insanlarda önemsiz olduğunu savunuyor. Tyler-Smith, “Onları kovmak için büyük çaba sarf ettiler ve birkaç yüz yıl sonra başarılı oldular” diyor.

Bu eski DNA bize tarih hakkında yeni şeyler söyleyebilir. Araştırmacılar Roma döneminde 2.000 yıl önce Lübnan’da yaşayan insanların DNA’sını sıraladıklarında, bugünkü Lübnan nüfusunun aslında genetik olarak Roma Lübnan’ına benzer olduğunu buldular.

Haber “Roma döneminde yaşayan insanların genetiğine ve bugün orada yaşayan insanların genetiğine bakarsanız, bu sürekliliğin olduğunu düşünürsünüz. Roma dönemi ile bugün arasında hiçbir şey olmadığını düşünürdünüz ve Lübnan nüfusunun belli bir süre Avrupalıları ve karışık geçmişe sahip insanları içerdiğini düşünüyorum” diyor.

Bu bulgular, insanlık tarihinde, bugün yaşayan insanların DNA’sında görünmeyen başka önemli olayların olabileceğini göstermektedir veeğer bu olaylar Haçlı Seferleri kadar iyi belgelenmemişse, onlardan haberimiz olmayabilir. Tyler-Smith, “Bulgularımız, genetik olarak pek bir şey görünmediği dönemlerden bile eski DNA’ya bakmanın faydalı olduğunu gösteriyor. Tarihimiz, iz bırakmadan kaybolan geçici genetik karışım darbeleriyle dolu olabilir” diyor.

Araştırmacıların, dokuz Haçlının DNA’sını dizip yorumlayabilmesi de şaşırtıcıydı. DNA ılıman iklimlerde daha hızlı bozulur ve burada incelenen kalıntılar yakılır ve kabaca gömülürdü. Haber “Bu bölgenin genetiğine uzun süredir ilgi duyuluyor, çünkü burası çok stratejik bir konuma, çok fazla tarihe ve çok sayıda göçe sahip. Ancak, önceki araştırmalar çoğunlukla bugünkü nüfuslara odaklandı. Çünkü eski DNA’yı sıcak iklimlerden kurtarmak çok zor. Başarımız, benzer bir durumda numuneleri incelemek artık DNA ekstraksiyonu ve sıralama teknolojisindeki ilerlemeler nedeniyle mümkün olduğunu gösteriyor ” diyor.

Daha sonra, araştırmacılar, Yakın Çağ’da genetik olarak Bronz Çağı’ndan Demir Çağı’na geçiş sırasında neler olduğunu araştırmayı planlıyorlar.

Bu tür çalışmaların daha yaygın ve daha disiplinler arası olacağını umuyorlar. Tyler-Smith, “Tarihsel kayıtlar genellikle çok parçalı ve potansiyel olarak çok taraflıdır” diyor. “Fakat genetik bize tarihte okuduğumuz bazı şeyleri doğrulayabilecek ve sahip olduğumuz tarihi kayıtlarda kaydedilmeyen şeyler hakkında bize söyleyebilecekleri tamamlayıcı bir yaklaşım sunmaktadır. Bu yaklaşım tarihçiler ve arkeologlar tarafından benimsenmiştir. Alanlarının bir parçası olarak, sadece daha da zenginleştirici olacağını düşünüyorum.”

Bu çalışma The Wellcome Trust tarafından desteklenmiştir.

Kaynak: https://www.sciencedaily.com/releases/2019/04/190418131410.htm

Çeviren: Bünyamin TAN

0 Paylaşımlar

One thought on “Haçlıların DNA’sının Dilinden Haçlı Seferleri Tarihi”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
17 + 2 =


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.