Gökbilimciler Erken Evrende 83 Dev Kara Delik Keşfetti

Japonya,Tayvan ve Princeton Üniversitesinden gökbilimciler şuanki yaşından %10 daha genç olduğu bir dönemdeki evrende dev kara deliklerin enerji verdiği 83 yıldızımsı gökcismi keşfettiler.

Princeton Üniversitesindeki astrofizik bilimi çalışmalarının eşyazarı Michael Strauss, “Böyle çok yoğun nesnelerin büyük patlamadan sonra çok kısa sürede biçimlenebilmesi dikkat çekici ” diyor. “Kara deliklerin ilk evrende nasıl oluştuklarını ve ne kadar yaygın olduklarını anlamak kozmolojik modellerimiz için bir meydan okumadır.”Bu bulgular o dönemde büyük ölçüde bilinen kara deliklerin sayısını artırıyor ve ilk evrenin geçmişinde ne kadar yaygın olduklarını da ilk kez açığa çıkarıyor. Ayrıca evrenin ilk milyar yılında gaz halindeki kara deliklerin etkisinin iç yüzünü gösteriyor.Astrofizik dergisi ve Japonya astronomik gözlem yayınlarında peşpeşe yayınlanan beş makalede bu araştırma yer alıyor.

Galaksilerin merkezlerinde bulunan dev kara delikler güneşten milyon ve hatta milyar kat daha büyük.Bugün çok yaygın olmakla birlikte, ilk kez ne zaman şekillendikleri ve ilk uzak evrende kaç tane oldukları net değil.büyük bir kara delik gazla birleştiğinde yıldızımsı bir gökcismi gibi parlayarak görülebilir hale geliyor.önceki çalışmalar en nadir ve en parlak yıldızımsı gökcisimlerine ve dolayısıyla dev kara deliklere hassasiyet gösteriyordu.Yeni bulgular günümüz evreninde görülen kara deliklere kıyasla kümelenmiş kara deliklerin enerji verdiği artık sönmüş olan yıldız gökcisimlerinin yoğunluğunu irdeliyor.

Araştırma ekibi Havaideki Maunakea’nın zirvesinde yer alan Japonya Ulusal Astronomik Gözlem Teleskopunun üzerine yerleştirilen en yeni aygıtla “süper üstün kamera”(Hyper Supreme Cam ) alınan bilgileri kullandı. HSC, dünyanın en büyük teleskoplarından birine monte edilmiş, dolunayın alanının 1,77 derece veya yedi katı büyüklüğünde devasa bir görüş alanına sahiptir.Süper üstün kamera beş yıl boyunca toplam 300 gecelik teleskop süresi boyunca  gökyüzünü araştırıyor.

Takım hassas HSC araştırma verilerinden uzak yılıdızmsı gökcismi adaylarını seçti.Daha sonra bu adayların spektrumlarını elde etmek için Subaru Teleskopu; İspanya, Kanarya Adaları’ndaki La Palma adasındaki Gran Telescopio Canarias; ve Şili’deki Gemini Güney Teleskopu adlı  üç teleskop kullanarak yoğun gözlemsel kampanya yürüttüler.  Anket, daha önce bilinmeyen çok uzakta 83 tane yıldızımsı gökcismi olduğunu ortaya koydu. Halihazırda bilinen 17 yıldızımsı gökcismiyle birlikte araştırmacılar kübik giga-ışık yılı başına yaklaşık bir dev kara delik olduğunu keşfettiler. Başka bir deyişle, evreni milyarlarca ışık yılı olan hayali küplere bölerseniz, her biri dev bir kara deliğe sahip olacaktır.

Bu çalışmada yıldızımsı gökcismi örneği, Dünya’dan yaklaşık 13 milyar ışık yılı uzaklıktadır; bir başka deyişle, onları 13 milyar yıl önce var olduğu gibi görüyoruz. Büyük Patlama 13,8 milyar yıl önce gerçekleştiğinden dikkatle geriye bakıyoruz. Bu yıldızımsı gökcisimleri ve dev kara delikleri (bilinen) evrenin yaratılmasından yaklaşık 800 milyon yıl sonra ortaya çıktıkları halleri gibi görüyoruz.

Büyük Patlama’dan sonraki ilk birkaç yüz milyon yıl içinde doğan dev kara delikler,yıldızlar ve galaksilerin ilk jenerasyonu zamanında  evrendeki hidrojenin -bileşen protonlarına ve elektronlarına bölünen- bir zamanlar nötr olduğu, ancak “iyonlaştırıldığı” – yaygın olarak kabul ediliyor. Bu kozmik tarihin bir dönüm noktasıdır, ancak gökbilimciler hala yeniden iyonlaşmaya sebep olmak için gereken inanılmaz miktardaki enerjiyi neyin sağladığını bilmiyorlar.

1985 Princeton Üniversitesi mezunlarından astrofizik bilimlerinde kıdemli bir araştırma bilimcisi olan Robert Lupton, “Ancak, gözlemlediğimiz yıldızımsı gökcisimlerin sayısı durumun böyle olmadığını gösteriyor” diye açıkladı. “Görülen yıldızımsı gökcisimlerinin sayısı,yeniden  iyonlaşmayı açıklamak için gerekenden daha az.” Yeniden iyonlaşma işte bu sebeple (bilinen) evrende şekillenmeye başlayan sayısız galaksiler gibi  başka bir enerji kaynağından oluştu. Bu çalışma, Subaru ve HSC’nin dünya lideri araştırma yeteneği ile mümkün oldu. Eskiden Princeton’da şimdi Japonya’da Ehime Üniversitesi’nde doktora sonrası araştırmacı olan ve çalışmaları yürüten Yoshiki Matsuoka, “ Keşfettiğimiz yıldızımsı gökcisimleri, mevcut ve gelecekteki tesislerle ilerideki takip gözlemleri için ilginç bir konu olacak” dedi.  “Aynı zamanda ölçülen sayı yoğunluğu ve parlaklık dağılımını teorik modellerden tahminlerle karşılaştırarak, dev kara deliklerin ilk oluşumu ve şekillenmesi hakkında bilgi edineceğiz.”

Şimdiye kadar elde edilen sonuçlara dayanarak, ekip daha uzak kara delikler bulmayı ve evrendeki ilk dev kara deliğin ne zaman ortaya çıktığını keşfetmeyi dört gözle bekliyor.

Kaynak: Princeton Üniversitesi  tarafından sağlanan  materyaller . Not: İçerik, biçim ve uzunluk için düzenlenebilir.

http://www.bizsiziz.com/astronomers-discover-83-supermassive-black-holes-in-the-early-universe/

Çeviri: Özge Şimşek

Not: Erken evren büyük patlamadan çok kısa süre sonraki anı tanımlar.

54 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
24 + 12 =


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.