Göbekli Tepe Bulguları 2030 Yılında Gerçekleşecek Dev Bir Göktaşı Saldırısına mı İşaret Ediyor?

. Maverick arkeolog Graham Hancock, daha önce var olan bir insan ırkının olduğu konusunda ısrar ediyor.
. Evrimleşmiş bir insan uygarlığının küresel bir felaketle yokolduğunu söylüyor.
. Kitabı, The Magicians Of The Gods, küçük bir Buz Çağının 13,000 yıl önce gezegenin canlılarını yok edip etmediğini tartışıyor.

Şimdi ise, yaşanan bu şeylerin yirmi yıldan daha kısa bir sürede tekrarlanabileceğini iddia ediyor.

Romancı Dan Brown’ın tüm çılgın teorileri ve tarihi komplolarının kanıtlandığını varsayalım. İsrailli psişik Uri Geller’in zihin okuması, kaşık-bükme iddialarının da tümüyle gerçek olduğunu düşünelim.

Bu durum pek az tanınan bir bilimsel derginin bu ay Maverickin 20 yıl ile ilgili araştırmasını savunan haberi yayınlaması ve egzantirik arkeolog Graham Hancock tarafından yazılan kitabın en çok satan kitap olması kadar olağandışı olamaz.

Nuh Tuıfanı öyküsü gibi şuan sadece İncil’deki hesaplarda ya da efsanelerde hatırlanan evrim geçirmiş uygarlıkların küresel felaket tarafından yok edildiği konusundaki iddiası alay konusu oldu ve 19. yüzyılın ortalarında açıkça fikrini söylediğinden beri de popüler uzmanlar tarafından dışlandı.

Son kitabı Magicians Of The Gods’da, dünyanın dört bir yanından gelen elde ettiği bulgular ile yıkıcı depremler ve tsunamilere yol açan bir kuyruklu yıldız çarpması sonrasında 13.000 yıl önce küçük buzul çağının gezegendeki çoğu canlıyı yokettiğini iddia etti.

En inandırıcı, hatta gizemli delillerin bazıları, gerçekte Potbelly Hill anlamına gelen Gobekli Tepe olarak bilinen bir kazıda keşfedilmiştir. Suriye sınırına yakın bu sit alanında Hancock, Dünya anıtsal mimarisinin en eski eserlerinin bulunduğunu söyledi.

Maverick archaeologist Graham Hancock insists that a highly evolved human civilisation was wiped out by a global catastrophe around 13,000 years ago

Göbekli Tepe, Stonehenge’in iki katı kadar eski ve Göbekli Tepe’nin mühendisliği de çok daha başarılıydı.Taşların üzerindeki astronomik oymalar ve yazıtlar, tarih öncesi yıldız gözlemcilerini anlamamıza ışık tuttu ve aynı zamanda öyküler anlattı. Bunlardan bir tanesi gökyüzünden düşen bir kuyruklu yıldızın insan ırkını yok edeceğini anlatıyordu.

Kitabında her bir noktayı kapsamlı bir şekilde savunan Hancock, kitabını bu kadar özenle hazırlamasına rağmen The Magicians Of The Gods’ın 2015 yılında ortaya çıkmasıyla alay konusu olmuş ve her tür karalamalarla karşılaşmıştır.

His latest book, Magicians Of The Gods, presented findings from all over the world as he argued that a mini Ice Age had swept the planet around 13,000 years ago, following a comet strike that caused devastating earthquakes and tsunamis

Bir hayalperest, bir amatör sahtekar olarak alay konusu edildi ve halüsinojenik ilaçların zihinsel uyarıcı özelliği taşıdığından dolayı bu iddiaları ortaya attığı inancına varıldı. Bu saçmalık, Hancock’un çeldirici bilgilerine gülen uyuşturucu kafasındaki hippiler için arkeolojiydi.

Geçen haftaki araştırmalar, iddialarının birçoğunu doğruladı ve 20 yıldır tek başına savunduğu şeyde haklı olduğunu ortaya koydu.Belki de haberin mümkün olduğunca gösterişsiz olması şaşırtıcı değildi. Edinburgh Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nden bazı temkinli ve çok ciddi uzmanlar Göbekli Tepedeki oymaların aslında M.Ö 10.950 yılındaki bir kuyruklu yıldız çarpmasını tarif ettiğini söylüyor. Raporları, Ege Üniversitesi tarafından az bilinen Akdeniz Uluslararası Arkeoloji ve Arkeometri Dergisinde bir bildiri olarak yayınlandı.

Ancak kaynağın belirsizliği bilimsel geri izleme ölçeğini maskeleyemez. Hancock’un iddiaları bir Hollywood felâketi filmi, bir bilim-kurgu destanı gibi geliyor ve bir dedektif gibi takip ediliyor.  Aslında onun teorileri, piramidin anlamını ve gelecekte gezegenin yok olmasını kapsıyor.

Daha konvansiyonel arkeologlar onunla fikir birliğine varırsa , bu, sismik bir yön değişimi anlamına geliyor.

Telegraph gazetesinin yeni bilimsel bulgularına ilişkin raporunda şunlar kaydedildi: “Bu fikir başlangıçta yazar Graham Hancock tarafından The Magicians Of The Gods adlı kitabında ortaya atıldı.

Değişmeyen olan şey, tüm bu teorilerin başlangıç noktasıdır. M.Ö 11.000’den sonra Dünya, son Buzul çağından çıkarken, bir tufan ani, şok edici iklim değişimine neden oldu. Yaklaşık 1.500 yıl süren Younger Dryas adlı büyük bir soğukluğa yol açtı.

Bilim adamları bunu açıklamak için çok sayıda teori buldular, ancak Hancock, kitabında ihtiyaç duyduğumuz tüm kanıtlara sahip olduğumuzu savunuyordu: Kuzey Kutbundan Ekvatora kadar uzanan kabilelere ait 200’den fazla antik mitler, sel ve ateş tarafından yok edilmiş gelişmiş bir insan medeniyeti.

Buna ek olarak devasa kayalar, platin yatakları ve Kuzey Amerika’da bulunan küçük elmaslar gibi muazzam bir fiziksel kanıt vardı.

Hancock, tek bir açıklama yaptı ve hesapların Göbekli Tepe’deki kireçtaşı sütunlarına oyulmuş hesaba uyduğunu söyledi. Bu hesap Edinburgh Üniversitesi ekibi tarafından doğrulanmış bir hesaptı.

Gezegenimize bir kuyrukluyıldız çarptı. Alevli bir asteroit gökyüzünden atılmış ve aynı anda patlayan binlerce nükleer bomba gücüyle vurulmuştur. Yünlü mamut ve sürtük ayısı gibi birçok daha büyük hayvan türünü yok etti ve neredeyse insanlığı yok etti. Canadian grasslands of Ojibwa kabilesinin ataları da dahil olmak üzere, bazı insanlar hayatta kalmışlardı ve hala yeryüzünü kavuran, gökyüzünü süpüren Long-Tailed Heavenly Climbing Star’ın hikayesini anlatıyordu. Onların efsaneleri, ‘farklı bir dünya’ nın geride kaldığını anlatıyor.

Ondan sonra hayatta kalmak zor bir işti. Hava daha önce hiç olmadığı kadar soğuktu.
Edinburgh’un Dr Martin Sweatman’ın belirttiği gibi: ‘Gobekli Tepe’deki sütunlardan biri, muhtemelen Buz Devri’nin sonundan bu yana tarihin en kötü günü olan bu yıkıcı olaya bir anıt olarak hizmet etmiş görünüyor.

Gobekli oymalarının bir kısmı, insan katliamının grafik bir sembolü olan, kafasız bir adamı gösteriyor.

Some of his most convincing, if rather arcane, evidence was discovered at a dig in Turkey known as Gobekli Tepe — which literally means Potbelly Hill. At this site close to the Syrian border, said Hancock, was found the most ancient work of monumental architecture on Earth

En önemli bulgu, yıldızların takımyıldızlarını ve kuyruklu yıldızın kendisini temsil eden, Akbabe Taşı olarak bilinen bir sütun üzerinde bir dizi oyulmuş hayvanlardı. Yıldızlar bugün onları gökyüzünde gördüğümüz gibi değil ancak M.Ö 10.950’de oldukları gibi temsil edilmişti. Bu durum bilim adamlarının kuyruklu yıldız çarpmasının tarihini kesin olarak bulabilmelerini sağladı.

Bu, Göbekli taşların yaklaşık M.Ö 9.000 (yani yaklaşık 11.000 yıl önce) yapılması, heykeltıraşların, astronomik bulguyu elde ettiği anlamına geliyor. Takımyıldızları geriye dönük astronomik bir bilgi birikimine sahipler ve şekillerini birkaç bin yılda değiştirdiler. Ve 2.000 yıldan fazla geçmiş olan bilgilerle çalışma yapıyorlardı.

Bu, çok büyük bir kapsamlılığı gösteriyor. Fakat ortak bilgilere göre insanlar o zamanlarda yabaniydi; avcı-toplayıcı olan matematik ve mühendislik bilgisi olmayan mağara adamlarından başka bir şey değillerdi.

Çoğu arkeolog, ilkel bir kültürün Göbekli Tepe’yi nasıl inşa edebileceğini açıklamaya çabaladı. Bol buğday ve arpa mahsullerinin düşen sıcaklıkları tarafından yok edildiği düşüncesi mevcuttur.

Göçebe kabileler hayatta kalmak ve yeterli besin yetiştirmek için teknikler geliştirdikçe, bir araya gelmeye, bilgilerini paylaşmaya ve hayatta kalabilmek için işbirliği yapmaya zorlandı.

Despite the painstaking construction of the book, which argues each point exhaustively, Hancock was met with the usual hoots of derision when Magicians Of The Gods appeared in 2015  Despite the painstaking construction of the book, which argues each point exhaustively, Hancock was met with the usual hoots of derision when Magicians Of The Gods appeared in 2015

Ancak Hancock’un belirttiği gibi bu, küçük gezici gruplar halinde yaşamaya alışmış insanlar için çok fazla zorlayıcı bir iş olurdu.Avcılıktan tarıma ve konar-göçer çadır köyünden yerleşime geçiş, bir parça enerji, diplomasi ve yaratıcılık gerektiriyordu.

Karmaşık matematiği icat etme, göklerin haritasını çizme ,mimari ustalık ve karışık işi öğrenme zamanı nasıl bulabilirlerdi? Göbekli Tepe’yi kurmak için tüm bu becerilere ve daha fazlasına ihtiyaç vardı.

5.000 yıl önce inşa edilmiş olan Stonehenge, kaba kerestelerden oluşuyor. Dahice bir yapı ama Göbekli Tepe’ye kıyasla Chartres Katedrali’nin yanında bir kilise gibi kalıyordu.

Hancock, 20 yıldır bu patlamaya hazır entelektüel değişimin yalnızca bir açıklaması olduğu konusunda ısrarcı. Bütün bu bilgiler zaten mevcuttu. İsviçreli yazar Erich von Daniken gibi daha önce araştırmacılar, Dünya’nın, yeryüzünün üstün öncüleri yani uzaylılar tarafından ziyaret edildiğini ve galaksiler arası teknolojik bilgiyi hediye ettiklerini öne sürdü. Hancock’un teorisi daha akla yatkın: bir insan uygarlığının kuyruklu yıldız çarpmasından önce Romalılar kadar ilerlemiş olduğuna inanıyor.

Biz hangi dili konuştuklarını ya da bilgilerini nasıl kaydettiklerini bilmiyoruz. Ancak 11.000 yıl önce Türkiye’de bir grup mülteci avcısı birdenbire insan öğretilerini yok etmediyse ,aynı zamanda daha eski medeniyetinlerinde var olması gerekirdi.

Bilimkurgu yazarı Arthur C. Clarke, herhangi bir gelişmiş teknolojinin “sihirden ayırt edilemez” olduğunu söyledi. Kuyruklu yıldız çarpmasında hayatta kalanlarının sahip olduğu bilgi sıradan göçebelere saf bir büyü gibi gelmiş olmalıydı.

Belki de bu yüzden, şimdi bile insanlar, büyüye inanmak için içgüdüsel bir dürtüye sahip ve bazı altın çağların var olması gerektiği düşüncesindeyiz – çünkü eski atalarımızda büyü gerçek bir olguydu.

Bu anlaşılmaz gücün sahipleri, Hancock’un deyişiyle Tanrıların Sihirbazları sahip oldukları bilgiyi hünerlerini açık etmeden nasıl paylaşacakları konusunda çalışmış olmalılar.

For 20 years, Hancock has insisted that there is only one explanation for this explosive intellectual evolution. All that knowledge already existed. Earlier investigators, such as the Swiss author Erich von Daniken, proposed that Earth was visited by extra-terrestrial pioneers, aliens who brought intergalactic gifts of technology

Kıyametten sonra, çok tehlikeli bir dünyada hayatta kalmak için savaşıyor olmalıydılar. Muhtemelen onlar sihirlerinin etkisini arttırmak için şovmenleri sihirbaz olarak gösterdi.Bolivya, Meksika, Türkiye ve Irak’ta balık tipli cübbeli insan figürlerini, pullarla desenli kıyafetler giyerek tasvir eden oymalar keşfedildi.

Örneğin, Mezopotamya’nın balık tanrısı(Oannes) efsanesinde ‘bütün bedenin bir balıktı, ancak balık başının altında başka bir baş, bir insan başı vardı. Ve insan sesine sahipti. ”

Oannes’e kimya, ilaç, taş kesme ve metal işleme öğreten yedi bilge eşlik etti.

Mısır’ın Edfu şehrindeki Horus Tapınağı’nda eski yazıtlarda yedi bilgelik bulunmaktadır. Bunlar, ‘tanrıların konakları’ olan kutsal bir yerde bulunanların en son kurtulanlarıydı ve evleri selle ve ateşle yok edilmişti. Bu bilgeler, felaket yaşadıklarında denizdeyken ölümden kaçmışlardı.

Arap geleneklerine göre bu bilgelerin bilgeliği, bilginin kitapları için bir kütüphane olarak inşa edilen Giza piramitlerinde saklandı. Bunlar kulaklarımıza bile modern gelen teknolojileri içeriyordu: ‘[Askeri] Paslanmayan silahlar ve bükülmüş ama kırılmamış camlar.’

Tüm bunlar, Hancock’un 1996’da “Tanrıların Parmak İzleri”ni yayınlamasından beri yaygınlaştırdığı fikirlerini, iddialarını topluca reddetme eğiliminde olan bilindik bilim topluluğu için olağandışı görünüyordu.

Teorilerinin temel taşlarının doğru olduğunu keşfedilince, diğer görüşlerin aniden ihtimal dışı oldu.

Ancak, çalışmalarının bir yönü, ana akım bilim adamları tarafından verilen bilgilere göre tartışmalı. Ve o haklıysa, başka bir şey önemli değil. Kuyruklu yıldız, büyücüler ve binlerce yıl boyunca gönderilen mesajlar birbirleriyle alakasız olacak.

Hancock’s theory is much more plausible: he believes a human civilisation predated the comet strike, one at least as advanced as the Romans

Hancock, Göbekli taşlarının yalnızca eski bir kozmik çarpışmayı anlatmakla kalmayıp başka bir kozmik çarpışmayı tanımladığına inanıyor.
O, Dünya’ya M.Ö 10.950’de çarpan şeyin, aslında milyonlarca uzay kayasını içeren Taurid meteor akışının parçaları olduğunu düşünüyordu.
Astrofizikçilere göre, o kemerde gizlenmiş olan, patlamamış bir küçük gezegen, yörüngeye oturmuş el bombası gibi aşırı ısınmış bir kaya idi.

İnce kabuğunun içinde tıkanan torr kütlesi, patlayana kadar basınç oluşturur. Meteor akışı boyunca bir mil ya da daha fazla uzaklıktaki binlerce beyaz iri kaya parçası dönecek. . . ancak bunun ne zaman gerçekleşeceğini kesin olarak söyleyemeyiz.

Bu asteroitlerden çoğu, 65 milyon yıl önce gezegenimize çarpıp dinozorları yok edenlerin büyüklüğünün üç katı olabilir.

Eğer bu çarpışmalardan biri olursa, bu tam anlamıyla dünyanın sonunu getirebilir. Ve 13 yol sonra bu yüzden Taurid meteor akışını, yaklaşık 2030 yılında atlatmak zorundayız.

Birçok gözlemci için, Hancock’un yazıtların hayali yorumundan elde edilen küresel ısınmanın tahrip edici nedenlerinden dolayı yaklaşmakta olan bir felaketi öngörmesi çok aşırıdır. Oldukça anlamsız ve, düşünülemezdir.

Ancak Göbekli Tepe bulguları sayesinde bilim, Hancock hipotezi etrafında dönmeye zorlanmaktadır.

Belki de tüm teorilerine daha fazla itimat etme zamanıdır. . . çok geç olmadan.

Tanrıların Sihirbazları (The Magicians of The Gods): Dünyanın Kaybolmuş Medeniyetinin Unutulmuş Bilgeliği, Graham Hancock (Koronet).

Kaynak: http://www.dailymail.co.uk/sciencetech/article-4457530/Mini-Ice-Age-wiped-cvilisation-13-000-years-ago.html

Çeviri: Yasemin Aydın

47 Paylaşımlar

One thought on “Göbekli Tepe Bulguları 2030 Yılında Gerçekleşecek Dev Bir Göktaşı Saldırısına mı İşaret Ediyor?”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
26 + 15 =


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.