Gezegen Avcısı, Öte Gezegen Keşfetti

NASA’dan bilim insanları bu hafta, Seattle’da her yıl yapılan Amerikan Astronomi Topluluğu toplantısında Öte Gezegen Araştırma Uydusu TESS’in güneş sisteminin dışında küçük bir üçüncü gezegen keşfettiğini açıkladı.

HD 21749b isimli bu yeni gezegenin, en yakınındaki Reticulum (Ağcık) takımyıldızından 53 ışık yılı uzağındaki parlak, cüce bir yıldızın etrafında döndüğü ve TESS tarafından şimdiye kadar tespit edilen üç gezegen arasında en uzun yörünge süresine sahip olduğu düşünülmektedir.

Mukayese edildiği diğer iki gezegenden “Mükemmel-Toprak” olarak bilinen Pi Mensae b  6.3 günde, “Kayalıklı Dünya” olarak tanınan LHS 3844b ise 11 saatte yörüngesini tamamlarken; HD 21749b, 36 günde tamamladığı hareketiyle nispeten ağır bir şekilde hareket etmektedir. Bu üç gezegen de TESS gözlemlerinin ilk üç ayında keşfedilmiştir.

Yeni gezegenin yüzeyi yaklaşık 150°C’dir ve yakınındaki güneş kadar parlak olan yıldızına yakınlığı göz önüne alındığında hayli soğuktur.

Bu keşfi yapan MIT (Massachusetts Teknoloji Enstitüsü) Astrofizik ve Uzay Araştırmaları bölümünden gökbilimci Diana Dragomir’nin açıklaması ise şöyledir: “Böylesi parlaklıktaki bir yıldızın etrafında olan ve bugüne kadar keşfettiğimiz en soğuk gezegendir. Sıcak gezegenlerin atmosferleriyle ilgili hayli bilgiye sahibiz. Ama etrafında döndüğü yıldızlardan daha uzun yörüngeye sahip küçük ve soğuk gezegenler bulmak zor olduğundan bu tip gezegenler hakkında fazla bilgiye sahip değiliz. Ancak bu keşfimizle birlikte artık bu konu hakkında da çok şey öğrenebilir ve daha detaylı araştırma yapabiliriz.”

Bu yeni gezegen, Dünya’dan tam üç kat daha büyük ölçüde olması sebebiyle “Neptün altı” kategorisine konulmaktadır. İlginç olan ise Dünya’nın 23 katı büyüklüğe sahip olmasıdır.  Fakat yüzeyi kayalıklı olduğundan yaşanabilir olsa da Neptün ya da Uranüs’ün atmosferinden çok daha yoğun öz kütleye sahip bir gazdan oluşmaktadır.

“Bizler bu gezegenin, hidrojen dolu ve hayli büyük olan Neptün ya da Uranüs kadar gazla dolu olduğunu düşünmüyoruz. Bu gezegen muhtemelen ya fazlasıyla su yoğunluğuna ya da fazla kalın bir atmosfere sahip.”

Araştırmacılar henüz resmi olarak onaylanmasa da tesadüfen aynı gezegen sistemi içerisinde 7-8 günlük yörünge süresine sahip ikinci bir gezegenin bulgularına da ulaştı.

Eğer doğruluğu onaylanırsa bu gezegen TESS tarafından keşfedilmiş ve Dünya ile aynı büyüklükte ilk gezegen olacaktır.

Sonuçların AAS toplantısında sunulmasından sonra araştırmacılar bir raporu da Astrophysical Journal Letters’e sundu.

 

“Orada bir şey var”

2018’in Nisan ayından beri MIT ile TESS, 200.000 civarında yıldızın görüntüsünü almak için gökyüzünü kısım kısım incelemeye aldı.

Bu uydu, 4 yerleşik kamerası ile belirli bölümlerdeki yıldızlardan ışık alarak sırasıyla her kısmı 27 gün boyunca izledi. İki yılı aşkın süredir yürüttüğü bu görevle TESS,  gece gökyüzünün tüm bölümlerini inceleyip sonrasında bu görüntüleri birbiriyle örtüşecek şekilde birleştireceği bir çalışma yapacaktır. Bu uydu ilk yıl Güney Hemisphere bölgesinin gökyüzünü ve hemen ardından Kuzey Hemisphere bölgesinin gökyüzünü inceleyecek.

Ekip, TESS’in şu ana kadar güneydeki gökyüzünü inceleyen 13 bölüme ait verileri yayınladı. Yeni analizler için araştırmacılar, 25 Temmuz ve 14 Ekim arasında toplanan verileri inceleyecek.

Dragomir birinci kısımdaki datada, HD 21749 yıldızından bir geçiş ya da kayma tespit etti. Fakat uydu her kısımda sadece 27 gün veri toplayıp gökyüzünün diğer kısımlarını incelemeye devam ettiğinden dolayı daha uzun yörünge tamamlama süresine sahip gezegenleri belirlemek oldukça zor olmakta.

Yıldızın kendisinin de hareketli olması işleri daha da karmaşık hale getiriyor ve Dragon, tespit ettiği hareketin bir gezegenin geçişi sonucu mu yoksa yıldızlar arası bir çarpışma mı olduğunu daha netleştiremedi. Bu yüzden HARPS’a ait ikinci bir dataya başvurdu ve Şili’de büyük sabit bir teleskop üzerine güneş sistemi dışındaki gezegenlerin yerçekimsel kuvvetini tanılayan yüksek hassasiyetli bir spektrograf yerleştirdi.

Dragomir açıklamasına şöyle devam etmektedir: “Onlar 10 yıl önce yıldız sistemine bakmışlar ve bir gezegenin mi yoksa bir yıldızın mı hareketini gördüklerine emin olmadıkları için herhangi bir açıklama yapmamışlardır. Fakat biz bu hareketi fark ettik ve orada bir şeyler olduğunu biliyoruz.”

 

Yıldız Tespit Ediciler

Araştırmacılar HARPS verilerini incelediklerinde, HD 21749’dan her 36 günde bir tekrarlanan sinyalini keşfetti.  Bu sinyalden yola çıkarak birinci kısımdaki TESS verisinde bir geçiş görmüş olsalardı, 36 gün sonra benzer bir geçişi üçüncü bölgedeki datada da tespit etmiş olmaları gerekirdi. Bu veri ortaya konduğunda oluşan anlık bir arıza, ikinci geçişin gerçekleşmesini beklerken veri kaybına sebep oldu.

“Aynı anda bu arıza gerçekleştiği için ikinci geçişi göremedik ve gerçekten hayal kırıklığına uğradık. Fakat verileri tekrar alıp daha dikkatlice inceledik ve geçişin tamamlanışını gösterecek verilere ulaştık.”

Dragomir ve meslektaşları ilk tespit ettikleri tam geçişi ve bu yeni örneği karşılaştırdı. Gezegenin, yıldızının önünden 36 günlük bir yörünge döngüsünde geçtiğini gösteren bir işaret buldular.

Dragomir: “Aslına bakılırsa yaptığımız tam bir dedektifçilik işiydi ama doğru zamanda doğru insanlar bir aradaydı. Şanslıydık, tüm işaretleri yakalamıştık ve her şey çok netti.” diye anlatıyor.

Ayrıca Şili’deki Magellan Teleskopuna yerleştirilmiş olan Gezegen Tespit Edici Spektograftaki veriler, gezegenin tam büyüklüğünü ve yörüngesini belirlemek için kullanıldı.

TESS, iki yıl boyunca tüm gökyüzünü inceleme görevini tamamladıktan sonra, görevli ekip Dünya’nın dörtte biri kadar büyüklüğe sahip 50 küçük gezegen hakkında sabit teleskoplar veya James Webb Uzay Teleskoplarıyla yapılacak daha detaylı araştırmalar için astronomi topluluklarını bilgilendirmeye başladı.

Dragomir: “Şu ana kadar üç gezegenin varlığını onayladık. Diğerlerini onaylamak içinse teleskopu ve insanları bekliyoruz. Her şey çok iyi gidiyor ve TESS bu küçük gezegenlerin çeşitliliği hakkında bilgi edinmemize çok yardımcı oluyor.”

TESS, Cambridge’deki MIT (Massachusetts Teknoloji Enstitüsü) liderliğinde yürütülen ve Goddard tarafından yönetilen NASA Astrofizik Araştırma Birimi’dir. Diğer ortakları Virginia Falls Church merkezli Northrop Grunmann, NASA Ames Araştırma Merkezi, Kaliforniya’daki Silikon Vadisi, MIT Lincoln Laboratuvarı ve Baltimore’deki Uzay Teleskop Bilim Enstitüsü’dür.  Dünya genelinde çok sayıda üniversite, araştırma enstitüsü ve gözlemevleri de yine bu birimin katılımcılarındandır.

 

Kaynak: http://www.bizsiziz.com/tess-discovers-its-third-new-planet-with-longest-orbit-yet/

http://news.mit.edu/2019/tess-discovers-third-planet-0107

Çeviri: Seda YILMAZ

43 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
27 + 15 =


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.