Evrenin İlk 15 Dakikasından 8 Milyar Yaşına Kadar Devam Eden Elementlerin Öyküsü

Evrenin İlk 15 Dakikasından 8 Milyar Yaşına Kadar Devam Eden Elementlerin Öyküsü

Yıldızların yaşaması ve ölmesi sayesinde, maddenin her bir parçasını oluşturan yapı taşları yani evrenin bileşimi sürekli değişiyor ve evrimleşiyor.

Yıldızları oluşturan bu elementlerin nasıl oluştuğu, patladığı, yok olduğu ve birleştiğine dair bir taslak, 31 Ocak’ta yayınlanan bir derleme makalesinde ayrıntılı olarak açıklanmıştır.

Ohio State Üniversitesi’nden astronomi profesörü Jennifer Johnson; evrendeki toplam element sayısını gösteren periyodik tabloda, evrenin bir anda gerçekleşen ilginç değişiklerden geçtiğini belirtti.

Büyük Patlamadan sonraki 100 milyon yıla kadar hidrojen, helyum ve lityumdan başka bir şey yoktu. Sonra karbon, oksijen ve gerçekten önemli elementleri eklemeye başladık. Ve şimdi, periyodik tabloyu doldurmanın ihtişamını yaşıyoruz.

Bazı elementlerin aynı şekilde davrandığını fark eden Rus kimyager Dimitri Mendeleyev bir tablo organize etti ve bunun adı Periyodik Tablo oldu. 1860’lı yıllardan bu yana Periyodik tablo insanların evrendeki elementleri anlamasına yardımcı oldu.

Kimyanın elementlerinin bu örgütlenme şekli, ilkokuldan dünyanın en iyi laboratuvarlarına giden süreçte evrendeki materyallerin nasıl oluştuğu konusunda bilim insanlarına yardımcı oluyor.

Evrenin Yaşı:15 dakika-bizsiziz
Evrenin Yaşı 100 milyon-bizsiziz
Evrenin Yaşı200 milyon-bizsiziz
Evrenin Yaşı 8 milyar-bizsiziz

Ancak, bilim adamlarının uzun zamandır bildiği gibi, periyodik tablo sadece yıldız tozundan oluşmuştur: Periyodik tablodaki çoğu element, en hafif olan hidrojenden en ağır olan lavrensiyuma kadar, yıldızlarda başlamıştır.

Yeni elementler keşfedildikçe ya da dünya çapındaki laboratuvarlarda sentetik elementler oluşturuldukça Periyodik Tablo büyüdü. Ancak Mendeleyev’in atom ağırlığı ve evrenin yapı taşları anlayışı doğruluğunu korudu.

Yeni bir öğe yaratma süreci olan nükleosentez, yaklaşık 13,7 milyar yıl önce Büyük Patlama ile başladı. Evrendeki en hafif elementler olan hidrojen ve helyum da Büyük Patlamanın ilk sonuçları iken Periyodik Tablodaki daha ağır olan hemen hemen her element ise genel olarak yıldızların yaşamlarının ve ölümlerinin ürünleridir.

Johnson’un söylediğine göre Dünya’dan yaklaşık 1300 ışık yılı uzaklıktaki Orion takım yıldızı da dahil olmak üzere yüksek kütleli yıldızlar, düşük kütleli yıldızlara göre elementleri çok daha hızlı birleştiriyor. Bu ihtişamlı yıldızlar hidrojen ve helyumu karbona ve karbonu da magnezyum, sodyum ve neona dönüştürür. Yüksek kütleli yıldızlar, süpernova patlaması sonucu oksijenden silisyuma, selenyuma kadar elementleri serbest bırakarak ölürler.

Güneşimizin büyüklüğünde yıldızlar gibi daha küçük, düşük kütleli yıldızlar çekirdeklerinde hidrojen ve helyumu birleştirirler. Helyum daha sonra karbonu oluşturur. Küçük yıldız öldüğünde, arkasında beyaz bir cüce yıldız bırakır. Beyaz cüceler birleşip patladığında diğer elementleri sentezler. Patlayan beyaz bir cüce, etrafını saran derinliğe kalsiyum veya demir gönderebilir. Nötron yıldızlarını birleştirmek radyum veya ksenon meydana getirebilir. Çünkü insanlar gibi, yıldızlar da farklı zaman ölçeklerinde yaşar ve ölür ve bir yıldız olarak oluşan farklı elementler yaşam ve ölümden geçtikleri için evrendeki elementlerin dizilişi de zamanla değişir.

Kaynak:http://www.bizsiziz.com/the-stuff-of-the-universe-keeps-changing/

Çeviri: Feyza Çetinkol

 

 

51 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
5 + 7 =


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.