Dev Yırtıcı Fosili Bulundu

Dev yırtıcı fosili, müzenin tozlu rafları arasında bulundu.

Yirmi iki milyon yıllık fosil, büyük kedilerden çok daha önce hüküm süren bir etoburu ortaya çıkardı. Afrika’da keşfedilen bu etobur, aslanlara ait olan “hayvanların kralı” unvanını alacak gibi duruyor.

Swahili’de keşfedilen Simbakubwa kutokaafrika (Afrika’dan büyük aslan) adlı dev yırtıcı, 18 Nisan’da Omurgalı Paleontolojisi Dergisi’nde tanıtıldı. Yaklaşık 22 milyon yıl önce Kenya’daydı ve muhtemelen bir kutup ayısından daha büyüktü.

Ancak adının sizi kandırmasına izin vermeyin. Çünkü Simbakubwa bir kedi değildi. Bu dev yırtıcı, Dünya’daki en büyük yırtıcı memelilerden bazılarını da içeren hyaenodonts adında bir hayvan grubuna ait. Hyaenodontslar hyaenlerin, kedilerin, köpeklerin ve ayıların küresel olarak ele geçirilmesinden önce en büyük etoburlardı.

Çalışmada açıklanan Simbakubwa fosili, 1978 ile 1981 yılları arasında ortaya çıkarıldı. Ancak gerçek kimliği, paleontolog Matt Borths’in Kenya’daki Nairobi Ulusal Müzesi’ndeki fosil-memeli koleksiyonunu 2013 yılında karıştırdığında ortaya çıktı. Kuzey Carolina, Durham’daki Duke Lemur Merkezi’nden gelen Borths, büyük bir tarih öncesi etobur çenesi gördü. Kemik o kadar büyüktü ki özel raflarda arşivlenmesi gerekiyordu.

Borths: “Çekmeceyi ilk açtığımda şok oldum. Çeneyi bir hyaenodontunki olarak kabul ettim. Ancak daha önce gördüğüm örneklerden daha iyi durumdaydı. Çok daha büyük ve eksiksizdi. Örnekler çok güzel korunmuş. Hatta etoburun dişlerinin kesme kenarlarına kadar detayları korunmuştu.” dedi.

Simbakubwa’nın bulunduğu bölgedeki fosilleri incelediğini bildiği, Atina’daki Ohio Üniversitesi’ndeki paleontolog Nancy Stevens ile güçlerini birleştirdi. Böylelikle iki dev isim dev etoburu incelemek için birlikte çalışmaya başladı.

Kuzey Carolina’daki High Point Üniversitesi’nde paleontolog olan Heather Ahrens: “Sayısız özelliğin Simbakubwa’yı, daha önce bilinen dev hyaenodontstan farklılaştırdığını; bu büyük, nesli tükenmiş etoburlar listesine bir başka tür eklendiğini kabul ediyoruz.” diye açıklamada bulundu.

 

Muhteşem Araştırma

Simbakubwa ve Megistotherium gibi diğer dev hyaenodonts, modern kardeşlerinden çok farklı bir etobur türüdür. Modern etoburlarda et çiğnemek için düzenlenmiş tek sıra sırt dişleri bulunurken, hyaenodontsta üç set et çiğneme dişine sahip.

Borths: “Tüm bu ekstra keskin dişler, başlarının vücutları için biraz büyük görünmelerini sağlayan nispeten uzun bir çene görünümü sağlıyor. Yüzüklerin Efendisi’nden gelen savaşçılar gibi göründüklerini hayal ediyorum.”

Bu diş cephaneliği dev hyaenodontsun Afrika’dan Avrasya’ya kadar genişlemesine yardımcı olmuş oldu. Dev canavarlar, yaşam alanlarındaki en büyük avcı haline geldi. Ancak bu tehlikeli bir durum olabilir.

Borths’a göre; Hyaenodonts’un nihai ölümü herhangi bir anatomik hatayla mümkün görünmüyor. Yırtıcı etoburlar dramatik bir iklim değişikliğine yenik düşmüş olabilir. Dev hyaenodontlar, büyük olasılıkla, ilkel filler, antrakotere denilen su aygırı akrabaları ve dev hraks gibi büyük otoburlarla avlanıyordu. Ilıman ve kurak mevsimler, yaklaşık 10 milyon yıl önce otlakların yayılmasına sebep olduğunda hyaenodonts’un tercih ettiği av, kıtlaşmaya başlamış veya tamamen ortadan kalkmış olabilir.

 

Etçilliğe Dair İpuçları

Bununla birlikte, Ahrens, paleontologların hyaenodontlara karşı ön yargılı olmamaları gerektiğini söylüyor. Ahrens: “Bence bu çalışma, soyu tükenmiş bölümlerin başarısının değerlendirilmesinde, modern ön yargımızı tanımanın önemini vurgulamaktadır.” diyor.

Özellikle dev hyaenodontslar, 56 milyon yıldan daha eski ve daha uzun ömürlü bir ailenin parçasına dayanıyor ve yaşamları 15 milyon yıl boyunca devam etti. Simbakubwa, bir J. R. R. Tolkien romanından bir canavara benziyor olabilir. Ancak tüm zamanların en başarılı etobur hanedanlıklarından birine ait.

Fosil bulgusu başka bir şekilde de değerli. Borth’a göre müzelerin numune mezarlarında gizlenen keşiflerin hatırlatılması gibi. Örneğin, geçen ay, farklı bir araştırmacı ekibi, yaklaşık 20 yıldır Kaliforniya Hemet’teki Western Science Center koleksiyonlarında tanınmayan fosillerden yeni bir Kuzey Amerika mastodon türünü tanımladı.

Borths: “Muhtemelen, kelimenin tam anlamıyla, müze koleksiyonlarında gizlenen yeni türlerin tonlarcası bulunuyor.” dedi.

 

Çeviri: Tuğba AYDIN

Kaynak: http://www.bizsiziz.com/fearsome-ancient-carnivore-discovered-after-fossil-lingered-for-decades-in-museum-drawer/

https://www.nature.com/articles/d41586-019-01279-3

33 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
21 + 29 =


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.