Büyük Patlama Öncesinde Ne Vardı?

Genel göreliliğin basite indirgenmiş yorumuna göre, Büyük Patlama ‘her şeyin’ başlangıcı değildi.

Einstein’ın ünlü denklemlerini baz alan bir araştırmacılar ekibi, evrenimizdeki saati geri aldılar. Bu bizi farklı bir türde başa döndürecek bir noktaya işaret etti.

Büyük Patlama’nın neden fizikçilerin her şeyin başlangıcı olmadığını düşündüklerini anlamak için biraz geri sarmalıyız.

Yaklaşık 90 yıl önce, Georges Lemaitre adlı Belçikalı bir astronom, ışığın uzak galaksilerden geçişindeki gözlenen değişimlerin Evrenin genişlediğini ileri sürdü.

Saati yaklaşık 13.8 milyar yıl geri sarmaya devem ettikçe  uzayın, tekillik olarak da bilinen inanılmaz derecede küçük bir hacimle sınırlı kalması gerektiği bir noktaya varıyoruz.

Boş alanın tanımlamak için fizikçilerin kullandığı çok sayıda model var. Einstein’ın genel göreliliği evrenin altta yatan dokusunun geometrisiyle ilgili olarak yerçekimini tanımlar.

Hawking ve matematikçi Roger Penrose’un önerdiği teoremler, genel görelilik denklemlerinin eksik olduğunu iddia eder.

Hawking, yakın zamanda Neil DeGrasse Tyson ile yaptığı röportajda, Big Bang’in uzay-zaman boyutlarını Güney Kutbu’na benzetmiştir. “Güney Kutbu’nun güneyinde hiçbir şey yok, bu yüzden Büyük Patlama’dan önce hiçbir şey yoktu” dedi.

Fizikçiler, Big Bang’in öncesinde ne olduğu konusunda farklı fikirler ileri sürmüşlerdir. Bazııları, diğer tarafta zamanın geriye doğru hareket ettiği bir ayna evreninin olduğunu öne sürmektedir. Bazı fizikçiler ise geri dönen bir Evren iddaasında bulunmuştur.

Biraz farklı bir yaklaşım benimseyen fizikçiler Tim A. Koslowski, Flavio Mercati ve David Sloan, yeni bir model ortaya koydular. Bu durum, dağılımın, genel görelilik ile tanımlanan belirli bir zamandaki özellikteki çelişkilerden kaynaklandığına işaret ediyor.

Teoremin ima etmediği şey, evrenin gözlemlediğimiz gibi, ilk etapta bu noktaya nasıl ulaştığıdır.

Bütün tekillik meselesinden geri adım atan araştırmacılar, uzay-zaman haritasını kendi içindeki ‘şeylerden’ ayırarak mevcut daralma alanı modelini yeniden yorumladılar.

Oxford Üniversitesi’nden fizikçi Sloan, “Evreni içeriden nasıl belirlediğini belirleyen niceliklerin davranışlarını ortaya koyarken sorunlu olan tüm terimlerin alakasız olduğu ortaya çıkıyor” diyor.

Bu temelde eklediği şey, fiziğin, reorientatlar üzerinde hareket ettiği aşama olarak sağlam kaldığı Big Bang’in bir tanımlamasıdır.

Bir tekillikten ziyade, takım buna iki yüzlü Roma tanrısı adını veren Janus Noktası diyor.

Evreni oluşturan şeylerin göreceli pozisyonları ve ölçekleri, zamanı geri aldığımız için iki boyutlu bir gözleme kadar etkili bir şekilde düzleşir. Janus Noktasından geçerken, gözlem 3D’ye tekrar dönüyor.

Fiziksel anlamda bunun ne demek olduğunu söylemek zor, ancak araştırmacılar parçacık fiziğinde simetri üzerinde derin etkiler yaratabileceğine, hatta belki de öncelikle antimaddeye dayalı bir Evren üretebileceğine inanıyorlar.

Sloan, “Yeni ilkeler getirmeyiz ve Einstein’ın genel görelilik kuramına hiçbir değişiklik yapmayız – sadece nesnelerin üzerine konan yorumlama” diyor.

Hiç şüphesiz bu tartışma gelecekte de devam edecektir.  Kim bilir? Belki de ayna evrenlerea Janus Point’in diğer tarafında benzer bir tartışma da devam etmektedir.

Kaynak:

https://www.sciencealert.com/general-relativity-applied-to-big-bang-finds-not-the-start-of-everything

2 thoughts on “Büyük Patlama Öncesinde Ne Vardı?”

  1. Evren dönüşümlü olarak önce antimadde sonra karanlık enerji ,daha sonra karanlık madde ,karanlık maddeden Bildiğimiz normal atomu içeren madde ve sonra karadeliklere dönüşmekte daha sonra tekrar antimaddee dönüşmektedir bu bir çember. ne kadar süre içinde oluştuğunu ben bilmiyorum . Bu süreç ile işleyen başkaca evrenlerde olabilir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir