Bilim Adamları Plüton’un Engebeli Yüzeyine Işık Tuttu

Bilim Adamları Plüton’un Engebeli Yüzeyine Işık Tuttu Meteoroloji uzmanlarının hava tahmini yapmakta kullandıkları ve buzların buharlaşma fiziğinin bilgisayar simülasyonuna benzer bir bir yöntem kullanan bilimadamları, Plüton yüzeyinde şimdiye kadar Dünya’dan yalnızca görülebilmiş, kar ve buz izleri olduğuna dair kanıtlar buldular.

Erozyon sonucu oluşan ve “penitentes” olarak bilinen bu çukurlar, kenarları bıçak gibi keskin ve birkaç yüz fite kadar yükselebilen çanak şeklindeki çöküntülerdir.

Toronto’daki York Üniversitesi’nden John Moores’un öncülüğünde, Johns Hopkins Üniversitesi Uygulamalı Fizik Laboratuvarı’ndan (APL) ve NASA Goddard Uzay Uçuş Merkezi’nden bilim adamlarının katılımıyla yürütülen bir araştırmada, bu buz izlerinin benzer iklim koşullarına sahip başka gezegenlerde de bulunabileceği belirtildi.
Plüton’un şimdilik  Tartarus Dorsa olarak isimlendirilen bu yamaçlarının keşfi gösteriyor ki penitenteslerin oluşumu için bir atmosferin varlığı gerekli – Moores’un söyledikleri, bu oluşumun daha önce neden diğer havasız, buz kaplı uydularda ya da cüce gezegenlerde görülmediğini açıklıyor. “Ancak çevre koşullarının alışılmış dışı farkları çok değişik ölçeklerde izlere neden oluyor.” diye ekliyor. “Penitenteslerin yeryüzü modelleriyle yaptığımız deneyler, bu izlerle güneş sisteminin bir yerinde ve de başka güneş sistemlerinde uygun koşulların oluşması durumunda karşılaşabileceğimizi gösteriyor.”
Christina Smith (York Üniversitesi), Anthony Toigo (Johns Hopkins Üniversitesi APL) ve Scott Guzewich’in (Goddard Uzay Uçuş Merkezi) içinde bulunduğu araştırma grubu, NASA’nın New Horizons uzay aracının 2015’te foroğrafını çektiği Plüton’un yamaçlarını, modeliyle karşılaştırdılar. Plüton’un yamaçları, Dünya’daki kopyasından çok daha büyük – yüksekliği 1600 fitten (yaklaşık 500 metre) daha fazla ve ayrıklığı ise iki-üç mil (yaklaşık üç ila beş kilometre) kadar.
“Bu devasa boyut, izlerin Dünya’daki oluşumunu açıklayan aynı teori tarafından zaten öngörülmüştü.” diyor Moores. “Aslında; boyutunu ve ayrıklığını, yamaçların yönünü, ayrıca yaşını ölçebildik; bunlar, bizim bu yamaçların penitentes olduğuna dair keşfimizi destekleyen üç kanıt.”
Moores, her ne kadar Plüton’un çevre koşulları Dünya’dakinden çok farklı olsa da – çok daha soğuk, oksijen miktarı ve güneş ışığı çok daha az ve de yüzeydeki kar ve buzlar da su yerine metan ve nitrojenden oluşuyor – aynı doğa yasalarının geçerli olduğunu söylüyor. NASA ve APL’nin ikisinin de bu yeni buluş için işbirliği içinde olduklarını; iki tarafın da meteoroloji uzmanlarının Dünya’da hava tahmini yapmak için kullandıkları bir model kullanarak gereken zemin bilgiyi sağladıklarını ekliyor. Bu, onlarsız bu keşfin gerçekleştirilemeyeceği, Moores’un kendi penitentes modelleri için anahtar unsurlardan biriydi.

Sonuçlar Nature dergisinin bu haftaki sayısında yayınlandı.

Çeviri: İmge Ceren Aydeniz

Kaynak: www.nasa.gov

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir