Bağışıklık Sistemi Gençleşmeyi Sağlayabilir mi?

Tarih boyu insanlık, belki de ölecek olduğunun en fazla farkında olan tür, vücudunu genç ve diri tutmak, ömrünü uzatmak, yaşlı iken gençleşmek ve hatta işi daha da ileri götürerek yeniden sıfırdan hayata adım atmak için hayaller kurmuş, çalışmış, sayısız deney yapmış ve elbette bunların hepsinin sonucunda da hikayeler uydurup masallar anlatmış. Neredeyse her mitolojik disiplin, teolojik fikir ve anlatı ve masal dünyasının içinde, her kültürde bir gençlik iksirinden, bengi sudan, ölümsüzlük suyundan ve daha birçok heyecan verici ama hiçbir bilimsel temeli olmayan gençleşme ve yeniden dogma yöntemlerinden bir bahis bulunur.

Bilim dünyası ise, gerçeklikten uzaklaşmadan hücresel boyutta yaşlanmayı yavaşlatmanın ve/veya birgün durdurabilmenin vücudun tamamı için neredeyse tek geçerli yol olduğunu kabul etmiş durumda ve konu yaşlılık, gerontoloji ve hatta gençleşme olunca bu işi çok büyük oranda hücre seviyesinde inceliyor.

Weizmann Institute of Science araştırmacılarının yürüttüğü ve Nature Communications’da yayımlanan yeni bir çalışmada da gençleşme hayallerinin yakın bir gelecekte bir noktada kazanılabileceği gösterildi.  Prof. Aynı enstitüde Moleküler Hücre Biyolojisi Bölümü’nden Prof. Valery Krizhanovsky ve Dr. Yossi Ovadya, araştırmada ilk adımı bağışıklık sisteminin önemli bir aktivitesini inceleyerek attı: Vücuda zarar vermeye başlayan ve yaşlanmış hücreleri yok ederek bir anlamda vücudu arındırmak.

Tam anlamıyla ölü olmayan ancak ciddi oranda fonksiyonunu kaybetmiş, işlevsiz hale gelmiş veya düzeltilemez hasarlar almış olan hücreler (senescent cells) yaşlılığa bağlı hastalıklarda her zaman karşımıza çıkmaktadır. Araştırmacılar, çalışmada bağışıklık sisteminin bu hücrelere karşı inflamasyon yolu ile savaş açmasını sağlayan geni bulundurmayan farelerden yararlandı. 2 yılın sonunda (fare hayatı için bu süre oldukça ileri bir yaş sayılır) bu genden mahrum olan farelerin vücudunda, gene sahip olan farelere oranla çok daha fazla yaşlanmış hücreye rastlandı.

Genden mahrum olan fareler sürekli biçimde kronik inflamasyon yaşayıp bir takım vücut fonksiyonlarını kaybederken, aynı zamanda hem daha yaşlı görünüyor hem de daha erken yaşta ölüyorlardı. Bu gözlemlerin akabinde, ikinci bir faza geçen bilimciler; yaşlanmış hücrelerin hayatlarına devam etmelerini sağlayan proteinlerin aktivitelerini engelleyen bir kimyasal verdikleri farelerin vücudunda bu hücrelerin atılıp atılmadığını gözlemlemeye çalıştı.

Yapılan incelemelere göre, farelerde bağışıklık sisteminin bahsi geçen işlevini tam olarak yerine getirmemesi dolayısıyla ortaya çıkan yaşlanma ile erken yaşlanma farklı genetic hataların sonucu olarak karşımıza çıkıyor.

İlaç verilen farelerin oldukça iyi gelişmeler gösterdiği kaydedildi. Kan ve aktivite testleri iyiye giden bu farelerin aynı zamanda vücut dokularının da yaşlılardan çok gençlere benzemeye başladığı kaydedildi. Yaşlanmış hücrelerin sayımını da gerçekleştiren araştırmacılar yine ilaç uygulanan farelerde bu sayının oldukça düştüğünü ortaya koydu. Yine inflamasyon işaretçilerinin de oldukça azaldığı, aktivtelerinin arttığı ve ortalama yaşam sürelerinin arttığı kayıtlar arasına girdi.

Araştırmacılar şimdi de insan vücudu için de kendi yaşlı hücrelerini yok edip yaşlılığa bağlı hastalıkların ortaya çıkışını geciktirecek, vücut dokularında gençleşme sağlayacak bağışıklık sistemi aktivtesini uyarmanın yollarını aramayı planlıyor. Deneysel olarak doğruluğu her geçen gün artan bu tezlerin pratik sonuçları ile belki yakın bir gelecekte gerçekten yaşlanma-karşıtı terapiler ve uygulamalar icat edebiliriz.

Kaynak: BilimFili.com” Bağışıklık Sistemi Gençleşmeyi Sağlayabilir mi?”

https://bilimfili.com/bagisiklik-sistemi-genclesmeyi-saglayabilir-mi/

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
30 + 3 =


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.