Ay’ın Yüzey Altı Haritası, Krater Halkalarının Kökenini Açıklıyor

ayin-yuzey-alti-haritasi-krater-halkalarinin-kokenini-acikliyor-bizsiziz-com

3.8 milyar yıl önce, büyük bir çarpma ile Mare Orientale var oldu. Mare Oriantele, Ay’ın Dünya’dan bakıldığında çok zor görülen batı sınırının üzerinde çok geniş bir lunar deniz veya çukur olarak bilinmektedir. Lunar Orbiter 4 tarafından 1967’de alınan bir yakın görüntüsünde Mare Oriantele, bir çarpma krateri olarak tanınmış ve bir hedef tahtasının merkezine benzetilmiştir. Mare Orientale 930 kilometrelik genişliğe sahip ve ana havzanın etrafını sarmalayan üç adet çarpma krateri halkası bulunduruyor.

Onlarca yıldır bilim insanları, Dünya, Mars ve Ay’ın en büyük çarpma havuzlarının etrafındaki halkaları, bu halkaların önemini, geçmişe dair barındırdıkları bilgilerin varlığını ve ehemmiyetini tartışmaktaydı: Acaba, çarpan gök cisminin ilk çarptığı anda yarattığı orijinal krater ile eşleşen bir halka var mıydı veya bu halkalardan birisi ilk oluşan krateri mi temsil ediyordu?

Şimdi ise, Science dergisinde yayımlanan ve NASA’ya ait Gravity Recovery and Interior Laboratory (GRAIL) misyonu dahilinde çıkarılan Ay yüzey altı haritası ve bu harita üzerinde gerçekleştirilen incelemeler bu soruların cevabının ‘hayır’ olduğunu öne sürüyor. Bundan dört yıl önce, GRAIL misyonu dahilinde iki uzay aracı bir yıllık yörünge görevlerinin sonunda Ay’a yaklaştıklarında (uzay araçlarının Ay’ın üzerine düşerülerek görevlerinin bitirilmesi planlanmıştı) Orientale’yi yalnızca 2 kilometre yükseklikten gözlemleme şansını yakalamıştı.

Yakınlığı bu seviyeye getirince, uzay aracı da Ay’ın yerçekiminde, yüzey altına gömülü farklı yoğunluktaki kayalar dolayısıyla ortaya çıkan değişimlere karşı da son derece duyarlı ve hassas hale gelmişti. Bu da uzay aracının yüzey altı görüntülemesini gerçekleştirmesini ve çarpma etkisinin derinlere doğru nasıl ilerlediğinin daha iyi anlaşılmasını sağladı.

Elde edilen görüntüler ve veriler üzerinde yapılan incelemeler, Orientale çarpmasının şu anda var olan yüzüklerden veya halkalardan daha küçük olan 320 ila 460 kilometre genişliğinde bir krater oluşturduğunu ortaya çıkardı. Çarpmayı takip eden bir saat içinde de kraterin dik ve keskin duvarları içe doğru devrildi. Sıcak manto taşları ise bu etki ile, tıpkı suya sertçe atılan bir taşın çıkardığı su gibi, neredeyse 140 kilometreye varan yüksekliklere kadar fışkırdı.

Daha sert olan kabuk ise mantonun üzerinde yüzmüş, yine uzak noktalarda manto etkisini kaybedince normal kabuk ile çarpışmış ve diğer iki dış halkayı oluşturmuştu. Bu senenin başında Meksika körfezinde, bilim insanları dinozorları öldüren Chicxulub çarpma kraterinin aynı etki ile oluşup yayıldığını ve Dünya’da da benzer biçimde gerçekleştiğini göstermişti.

GRAIL misyonunda görev yapan araştırmacılar, haritalarının; çarpma krateri halkalarının gizemini çözmenin de ötesinde, Güneş sistemi dahilindeki tüm benzer yaraları oluşturan gökcisimlerinin hız, büyüklük ve madde konsantrasyonu gibi özelliklerinin çözümlenmesinde de kullanılabileceğini düşünüyor.

Kaynak: Paul Voosen, Subsurface map of moon reveals origin of mysterious impact crater rings, 27 Ekim 2016, www.sciencemag.org/news/2016/10/subsurface-map-moon-reveals-origin-mysterious-impact-crater-rings

Alıntı: http://bilimfili.com/

Bir Cevap Yazın