Ağzı ve Bağırsakları Olmadan Yaşayan Tuhaf Yaratık

Ağzı ve Bağırsakları Olmadan Yaşayan Tuhaf Yaratık

Ilıman iklimlerin hakim olduğu kumlu deniz yataklarında, ağzı ve bağırsakları olmayan deniz yassı solucanı (Paracatenula) olarak adlandırabileceğimiz garip bir solucan türü yaşamaktadır. Bu eksikliklerine rağmen içinde yaşayan bakterilerle olan ortak yaşam ilişkisi onu canlı tutmaktadır. Aslında bu birlikte hayata tutunma çabası o kadar iyi çalışmaktadır ki bu birliktelik 500 milyon yıldan bu yana sürüp gitmektedir.

Sisteminin tam olarak nasıl çalıştığı konusu, bilim insanlarını uzun zamandır hayrete düşürmektedir. Deniz yassı solucanı ve bünyesinde yaşayan bakterileri (Riegeria) inceleyen bilim insanları, ağzı ve bağırsakları olmadan içindeki bakterilerin bu tuhaf solucanı nasıl beslendiğini çözdü.

Solucanın içindeki bakteri, binlerce yıl boyunca genlerini sadece temel fonksiyonları devam ettirecek seviyeye kadar azalttı. Bu bakteriler, solucanların ana vücut boşluğunu dolduran özel organları (trophosomes) içinde yaşamlarını sürdürmektedir. Yukarıdaki resimde bu özel organların bulunduğu beyaz bölümü görebilirsiniz. Solucanın diğer kalan bölümü ise şeffaftır.

Bakteri,  ışık enerjisi (fotosentez) olmadan organik madde üretmektedir. Bu da solucanın beslenmesi için gereken enerjinin demir, kükürt, hidrojen veya azot gibi inorganik bileşiklerin veya metanın oksitlenmesiyle elde edilmekte olduğu anlamına gelmektedir ki bu da kemosentez olarak adlandırılır.

Bu yiyecekler; yağlar ve proteinler, hatta muhtemelen şeker, yağlı asitler ve vitaminler içermektedir.

Max Planck Enstitüsü Deniz Mikrobiyolojisi Bölümü bilim insanı Har­ald Gruber Vodicka: “Diğer ortak yaşamlarda,  sadece bir bakterinin pek çok eksik gene rağmen bu kadar çok farklı madde üreterek konağının kullanabileceği hale getirmesi durumunu daha önce hiç görmedik.” dedi.

Ortak yaşam ilişkisinde bakteri kısmındaki kemosentez olayı epey zamandır bilinmektedir. Ancak bakterinin, solucanın beslenmesi için gerekli besinleri sağlayabilmesi geçekten de çok dikkat çekicidir.

Kemosentez ile oluşan enerjiye bağlı olarak yaşadığı bilinen diğer organizmalarda,  aslında konak olan besinlere ulaşmak için bakterileri sindirir ve bakteriler besin sağlayıp besinleri konağa transfer eder. Bu tür bir işleyiş ne bakteride ne de solucanların ana vücut boşluğunu dolduran özel organlar arasındaki ilişkide gözlemlendi. Fakat bakterinin besinleri çok çok minik parçalar halinde konağına sunduğu ve böylece konağın hiçbir zarar görmeden besinlerden yararlanabildiği elektron mikroskobu ile ortaya çıkarıldı.

Gruber Vodicka: “ Bu, biraz meyve bahçesine benzemektedir. Bakteriler sürekli meyve verir ve solucan da bu meyveyi toplar. Diğer ortak yaşam biçimlerinde ise mısır hasadı gibidir. Bakteri toplar ve solucan da bakteriyel hücrelerin çoğunu sindirir.” dedi.

Bu harika yaratıklar aynı zamanda aseksüeldir ve kendi vücut parçalarından yeni solucanlar üreterek çoğalmaktadır. Bu konumuz olmasa da gerçekten harika bir durum.

Aslında bu mükemmel bir sistem olarak görünüyor. Herkes ne istiyorsa onu alabilmekte. Tam anlamıyla hiçbir şey ziyan olmuyor.

Gruber Vodicka: “Solucan mükemmel bir boşaltım sistemine, bir çeşit hücresel çöplüğe sahip. Bakterilerin sunduğu her şey solucan tarafından solucanın sunduğu her şey de bakteriler tarafından kullanılmaktadır.” dedi.

Ne muhteşem bir dünyada yaşıyoruz.

Çeviri: İbrahim ÖZKARACA

Kaynak: http://www.bizsiziz.com/these-bizarre-worms-have-no-mouth-or-gut-but-have-found-a-unique-way-to-survive/

https://www.pnas.org/content/early/2019/04/03/1818995116

48 Paylaşımlar

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Solve : *
2 + 19 =


This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.